Archive for the ‘Makaleler’ Category

ZAYIFLIK VE BESLENME TEDAVİSİ ZAYIFLIK NEDİR ?

Zayıflık vücut ağırlığının boy oranına göre az olmasıdır. Alınan enerji harcanan enerjiden az olduğu durumlarda ortaya çıkan hastalıktır yani bir enerji dengesizliği söz konusudur. Zayıflıkta yağ dokusu miktarı diğer dokulara oranla azdır.Vücuttaki yağ dokuları kullanılır ve daha sonra kas dokuları kullanılarak enerji sağlanır ve alınan enerji az olduğu sürece bu döngü devam eder. Zayıflık klinik gözlemler , boya göre ağırlık durumunun tespiti yani beden kitle indeksi standartlarına göre ve deri kıvrım kalınlığının ölçülmesi ile saptanabilir. Zayıflığın sebepleri;

1. Beslenme ile alınan enerjinin harcanan enerjiden az olması.Bu durumda vücut var olan yağ depolarını kullanır.

2. Beslenme programının kalitesinin düşük olması sonucunda da zayıflık oluşabilmektedir. Bilgisizlik , yoksulluk ,yanlış inanışlar ,çocukların yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını kazanmamış olması , yanlış uygulanan zayıflama rejimleri ,ağır işte çalışanların bilgisizlik nedeni ile gerekli enerjiyi almaması gibi etkenler diyetin kalitesinin azalmasına neden olacaktır.

3. Sindirim sistemindeki bozukluklar ,dolaşım bozuklukları , parazitler ,enfeksiyon hastalıkları gibi etkenler sonucunda alınan besinler vücutta kullanılamayabilir ve sonuçta zayıflık oluşmaktadır.

4. Hormonal dengesizlikler, tiroid hormonlarının fazlalığı , bazal metabolizma hızın arttırır ve enerji harcaması artar.

ZAYIFLIĞIN ZARARLARI

Kötü görünüm: aşırı zayıflık durumlarında vücut görüntüsüde bozulmaktadır. giyimde uygun kıyafet bulmakta zor olmaktadır. Ciltte kırışıklık: Aşırı derecede zayıflık cildin kırışmasına ve daha çabuk yaşlanmasına neden olmaktadır. cildi canlı tutan E ve C vitaminleri yeterli miktarda alınmadığı zaman, cilt beslenemez, gerekli nemi besinlerden ya da sıvılardan alamadığı için cilt kırışık görünür. Çabuk yorulma: yetersiz beslenme sonucunda vücut bağışıklık sistemi kuvvetlenemez. Ayrıca alınan enerji harcanan enerjiden daha az olduğu için vücut direnci düşmekte ve yorgunluk hali oluşmaktadır. Baş dönmesi: Yeterli ve dengeli beslenilmediği kan dolaşım sistemi üzerinde oluşan istenmeyen faktörler sonucu baş dönmesi kaçınılmaz bir durumdur. Anemi: yeterli ve dengeli beslenmeme durumu sonucu ortaya çıkma riski yüksek olan bir tablodur. Diyare (ishal): Metabolizmanın hızlı çalışmasına bağlı olarak ishal görülmektedir. Nabız atışında bozukluk. Kalp- damar- hastalıkları riski: Eğer zayıf kişi sigara veya alkol kullanıyorsa, kalp-damar hastalıklarına yakalanma riski de paralelinde artmaktadır. Sinirlilik: zayıf insanlar çabuk kızan bir yapıya sahiptirler. Bunda yetersiz ve dengesiz beslenmenin etkisi vardır . Vücut gerekli vitaminleri ve mineralleri karşılamadığında sinir sisteminde bozukluklar ortaya çıkmaktadır. Bünyedeki vitamin dengesizliği kişinin sinir sistemini etkilemektedir. Ayrıca T3 ve T4 hormonları zayıf kişilerde fazla salgılandığı için sinirlilik, el titremesi, terleme, ishal, yorgunluk, adet düzensizliği görülmektedir. Bağışıklık sisteminin zayıflaması: Zayıf kişiler immün sistemi yani bağışıklık sistemi de zayıftır. Bu nedenle hastalıklara daha çabuk yakalanmaktadırlar. Dış etkenlere karşı dirençlerinin düşük olması yüzünden hastalıkları diğer hastalara oranla hastalığın seyri de uzun sürmektedir.

ZAYIFLIĞIN İLİŞKİLİ OLDUĞU HASTALIKLAR

1- Diabetus Mellitus: Diyabet insüline bağımlı ve bağımsız olarak ikiye ayrılır. İlk safhada hiperglisemi (osmatik diürez)e bağlı zayıflık görülür. Eğer hasta kontrol altına alınmadıysa insülin yüksek olsa da kandaki glikoz kullanılamaz. Bu yüzden yağları yıkarak enerji elde etmeye çalışır. Bu sebeple oluşan doku yıkımı zayıflığın başlangıcı olur. Yağların kullanımı sonucunda yağ metabolizması hızlandığı için kanda keton cisimcikleri artar. Keton cisimciklerinin ( aseton, beta hidroksi bütirik asit, aseto asetik asit ) artması ve idrarla dışarı atılmasıyla hastada zayıflık başlangıcı saptanmalıdır.

2- Ülser: Hasta protein, vitamin ve minerallerden, yeterli miktarda alamadığı için sindirim sistemi mukozasında atrofiler oluşur. Bu atrofilerin mide mukozasındaki oluşumuna ülser adı verilir.

3- Troidin Fazla Çalışması: Troid hormonunun aşırı çalışması sonucunda BMH (bazal metabolizma hızı) artar ve hastada zayıflama görülür.

4- İmmün Sistem Yetersizliği: Beslenmeye bağlı olarak bağışıklık sisteminin yetersiz çalışması yüzünden organizma enfeksiyonlara dirençsiz hale gelir. Çünkü yeteli antikor oluşturulamaz. Enfeksiyonlarsa zayıflık nedenlerindendir.

5- Kanser: Kanserli hastalarda iştahsızlığa ve doku yıkımına çokça rastlandığı için zayıflık oluşumu yüksektir. Ayrıca kullanılan ilaçların çoğu iştahsızlığı arttırıcı özellik gösterir. Bununla beraber gastrointestinal sistem, özefagus vb. kanserlerinde ise yetersiz beslenmeden dolayı aşırı zayıflık oluşur

ZAYIFLIĞIN DÜZELTİLMESİ

Öncelikle zayıflığın sebebinin bulunması gerekmektedir. Zayıflığın nedeni bulunduktan sonra düzeltilme aşamasına geçilir. Şayet zayıflığın sebebi besinlerin vücutta emilim problemlerinden ( parazitler) kaynaklanıyorsa diyet tedavisi cevap vermeyebilir. Bunun için mutlaka tıbbi tedavi gerekmektedir. Zayıf kişilerin diyeti şu şekilde olmalıdır ;

1. Zayıf kişilerinde diyeti mutlaka kişiye özgü olmalıdır.

2. Diyetin enerji değeri harcanan enerjiden daha fazla olmalıdır.

3. Diyetin protein kalitesi yüksek olmalıdır. Protein miktarı kişinin günlük gereksinimine uygun ayarlanmalıdır.

4. Diyet vitamin ve minerallerden zengin olmalıdır.

5. Hamur işleri, fazla yağ içeren besinler , fast food tarzı beslenerek sağlıklı kilo alınması söz konusu olamaz.

6. Diyetin protein ,karbonhidrat ve yağ dengesi ayarlanmalıdır ve yine tek tip besinden oluşan diyet programları uygulanmamalıdır.

Şekerli limonata , taze sıkılmış meyve suları , tahin pekmez karışımları , sütlü tatlılar gibi hacmi az fakat enerjisi yoğun besinler iştahsız kişilerde enerji alımını arttırmak için kullanılabilir. Zayıflama programlarında yapılan yemeğin görüntüsü de önem taşımaktadır. Zaten iştahsız olan kişiler kötü görünen bir yemeği yemek istemeyecektir. Yemek sırasında fazla su içilmesi kusmaya sebep olabilir , bu nedenle iştahsız ve kusmaya meyilli kişilerin yemekleri çok sulu olmamalıdır. Yağlı besinler midede tokluk hissi yaratacağından dolayı zayıf kişiler ağır kızartmalar ,aşırı yağlı besinler tüketmemelidir. Haşlama , fırınlama yada ızgara pişirme yöntemleri daha uygundur.  

Kaynak : istanbulgüzellik.com

Fazla kilo kemiklere zarar veriyor

 

Beslenme ve Diyet Uzmanı Gökhan Elbay, gündelik hayatta düzensiz beslenip fiziksel aktivite yapmamanın kilo artışına neden olduğunu ve kemik yapısına zarar verdiğini söyledi.

Kilo artışlarının sadece dış görünüş kirliliğine sebep olmadığı, vücudun şekilli bir biçimde durmasını sağlayan kemikler için de büyük bir risk oluşturduğunu belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Gökhan Elbay, “Kemiklerimizin bir yük taşıma kapasitesi vardır. 

Eğer fazla kilo ile kemiklerimize yüklenirsek iskelet sistemimizde sorunlar yaşamaya başlarız. Fizik tedavi uzmanlarına göre özellikle orta yaşlardan sonra en çok görülen şikayetler kemik erimesi, bel ve diz ağrılarıdır.Örneğin 20 kilogram taşıdığımız zaman belirli bir süreden sonra yorulmaya ve dinlenmeye başlarız.Taşıdığımız yükü bırakma imkanına sahibiz. Fakat üzerimizdeki fazla kiloları nasıl bırakacağız?” dedi.

Fazla kilolardan ve kiloların sebep olduğu sorunlardan kurtulmak için diyetisyen tarafından düzenli beslenme programının oluşturulması gerektiğini vurgulayan Elbay, “Hangi besin grubunu gün içerisinde ne kadar tüketileceğinin iyi ayarlanması çok önemlidir.

Aşırı kafein tüketiminden sakınılmalıdır. Çay, kahve ve kolalı içeceklerin kafein içeriği yüksektir. Bunların yerine süt, ayran, taze meyve suları gibi kafein içermeyen veya daha az kafein içeren besin öğesi içeriği yüksek içecekler tercih edilmelidir. Günde 1-2 fincan kahve içmenin kemik sağlığı açısından emniyet sınırları içinde olduğu, ancak daha fazla tüketilmemesi gerektiği unutulmamalıdır. Kemikleri dirençli kılacak besinler süt ve türevleri tercih edilmelidir.

Kalsiyum ve D vitamini tüketimi arttırılmalıdır. Kalsiyumun yeterli alınması sadece kemik sağlığı için değil, vücuttaki diğer bazı fonksiyonların kas hareketleri, kalp atımı, normal kan pıhtılaşması gibi yerine getirilmesi açısından da önem taşır. Kemik mineralizasyonu için gerekli olan magnezyum, çinko, bakır, manganez gibi diğer mineraller ve K vitamini yeterli miktarlarda tüketilmelidir. Aşırı tuz ve şeker tüketilmemelidir. Yemeğe ilave tuz eklenmemeli, tuzlu fıstık, fındık, cips, şarküteri ürünlerinden uzaklaşılmalıdır.” diye konuştu.

Kaynak : İHA

Kilo almak için uygulayabilecek olduğunuz beslenme tüyoları

Çevremizde kilo vermek isteyenlerin aksine kilo almak isteyenlerin de karşımıza çıktığına tanık olmuşuzdur. Öncelikle enerji tüketiminin enerji harcamasından az olduğu durumlarda kilo alamama durumu ile karşılaşılacağını belirtmekte yarar var. Bu durumun yanı sıra kilo alamamanın birkaç sebebi olabilir: Kişi sigara içiyorsa bu durum besinlerin gerçek kokusunu ve tadını algılamasına mani olarak iştahını baskılayabilir. Bağırsak kurtları tüketilen besinleri sizinle paylaşır. Gaita (dışkı) testi ile bağırsaklarda parazit olup olmadığı test edilebilir. Bir de hormonal nedenlere bağlı olarak kilo alamama durumu gerçekleşebilir. Tiroit hormonları ve böbreküstü bezlerinin çalışma durumu bu soruna yol açabilir. Fazla kilo nasıl kalp – damar hastalıklarına yol açıyorsa, aşırı zayıflık da böylesi bir sonuca, adet düzensizliklerine, kansızlığa vs yol açabilir. O nedenle kilo almak için aşağıdaki önerilere dikkat etmekte yarar vardır:

  • Asla öğün atlanmamalı, günde 6 öğün beslenilmelidir.
  • Öğünler 3 ana, 3 ara öğün şeklinde olmalıdır. Öğün araları 2,5 saat kadar olmalıdır.
  • Yemekler ne çok hızlı ne de çok yavaş bir şekilde yenilmelidir.
  • Ana öğünlerinizde besin çeşitliliğine önem veriniz. 4 temel besin grubunu mutlaka bir arada tüketmeye çalışınız.
  • Mümkünse süt – yoğurt miktarı artırınız.
  • Süte nesquik, şeker, bal veya tercihen pekmez ilave edebilirsiniz.
  • Yoğurda toz şeker veya pudra şekeri ekleyebilirsiniz.
  • Aralarda hamburger yenilmesi de uygun olabilmektedir. Ayrıca yağlı tohumlar (fındık, yerfıstığı, badem, ceviz) ve kuru meyveler de kilo almaya yardımcı olurlar.
  • Şekerli limonata ve taze sıkılmış meyve suları da kilo almaya yardımcı olmaktadır.
  • Muhallebi üzerine 1 – 2 kaşık fındık veya ceviz içi konulması hacim olarak bir artış sağlamazken besin içeriği ve enerji açısından önemli bir artış sağlamaktadır.
  • Ayrıca kabak tatlısı, meyve jölesi, komposto, hoşaf, sütlü tatlılar (dondurma, sütlaç, muhallebi, kazandibi, puding), tahin – pekmez gibi tatlılar da sağlıklı bir şekilde kilo almanızı sağlayacaktır.
  • Makarnanın üzerine sos, peynir, yoğurt, kıyma gibi ilaveler yapılması kilo almaya yardımcı olabilmektedir.
  • Şeker, kolesterol, tansiyon yüksekliği, karaciğer yağlanması veya safra kesenizin alınması gibi bir probleminiz yoksa her gün bir adet haşlanmış yumurtanın beslenmenize eklenmesi faydalı olacaktır.
  • Öğünlerde yağda kızartılmış, çok yağlı yemekler yer almamalıdır.
  • Yiyeceklerinizi haşlama, ızgara yapma, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri ile hazırlayınız.
  • Mümkünse katı margarinlerden ve tereyağından uzak durulması gerekmektedir. Tercihen zeytinyağı, mısırözü yağı, soya yağı, kanola, bitkisel karışım yağlar veya fındık yağı gibi bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır.
  • Zayıflığın bir nedeni de psikolojik olduğu için ferah, rahat ve temiz bir ortamda yemek yenilmesi gerekmektedir.
  • Sadece yaşamak için yemeyin, biraz da yemek için yaşayınız.
  • Tıkanmanıza yol açmaması adına yemekle birlikte çok fazla sıvı alınmamalıdır.
  • Sigarayı içiyorsanız mutlaka bırakmalısınız.

 

Kilo Aldıran Yiyecekler

Öncelikle şeker içeren yiyecekler, un içeren yiyecekler ve yağlı yiyecekler kilo aldıran yiyeceklerdir. Çünkü enerjileri çok fazladır. 1 gr glikoz 4 kalori verir 1 gr yağda 9 kalori verir. Özellikle yağlı yiyecekler daha fazla kilo aldırır. Ama sağlıklı şişmanlamak istiyorsak, sağlıklı kilo almak istiyorsak tabiki beslenmemizi dengeli sürdürmek gerekir.

Neler yiyebiliriz?

En başta meyve ve meyve suyunu şeker açısından arttırabiliriz. Çünkü meyve suyu, bir bardak meyve suyunda en az 2 3 meyve bunulur. 2 3 meyvede baya bir şeker ve kalori verir. Öğün aralarında yada yemeklerle birlikte içeceğimiz meyve suyu normalde almamız gereken şekeri fazlasıyla arttırır. Ekmek pilav makarna gibi sağlıklı karbonhidratları tercih edebiliriz. Bu karbonhidratları her öğünde en az 2 yada 3 dilim olarak bölmeye çalışabiliriz. Yine kilo almamız için sağlıklı olur. Yağlı yiyecekleri biraz biraz ekleyebiliriz. Yani yağ olarak yemeklerimizi biraz daha yağlı yapabiliriz. Tabii sağlıklı yağları kullanarak; zeytin yağı, sıvı yağı ve tera yağı kullanarak yapabiliriz. Bunlarıda öğünlere bölersek mesela bir öğünde tamamen yağlı bir yiyecek yiyersek hem midemize dokunur hemde kolestrol ve diğer sağlık sorunlarından dolayı biraz zararlı olur. Bu yüzden dengeli bölebilirsek kilo almak için çok daha rahat bir yöntem olur.

Genelde kilo alma programlarında en çok yaptığımız şey yükte hafif pahada ağır diye tabir ettiğimiz daha çok kalorili ama az hacim kaplayan yiyecekler tercih etmekdir. Çünkü zayıf kişilerin mide kapasiteleri çok az ve onlara sık sık kalorili yiyecekler yedirerek kilo aldırabilirsiniz. Bununla beraber besinlerin içeriğindeki şeker miktaro karbonhidrat mikatı ve yağ miktarı çok önemli çünkü bu yiyecekler en çok kilo aldıran yiyeceklerdir.

Hızlı Kilo Almanın Yolları

Hollywood ünlüleri rolleri için 20 kilo bile alabiliyorlar. Peki bunu nasıl başarıyorlar?

1. Tükettiğimiz besinlerin yiyeceklerin bol kalorili olmasına özen gösterin.

2. Gün boyu 3-5 öğün yemek yemeye özen gösterin tabii bol kalorili olması şartıyla.

3. Bol bol karbonhidrat, protein alın. Aldığınız kalorilerin çoğunluğunu karbonhidratlar oluşturmaktadır.

4. Bol bol su tüketin, için. Şişmanlara sorun “su içsek yarıyor” diyeceklerdir muhakkak :) Su temel besin maddisidir. Eğer kilo kazanmak istiyorsanız bol bol su içmelisiniz.

5. Yo Yo Diyeti uygulayın. Bu en iyi kilo alma yöntemlerinden birisidir. Dört gün boyunca yüksek kalorili olan besinler, yiyecekler tüketin, kalorili bir diyet yapın, son üç gün süresince daha çok kalori içeren yiyecekler tüketin. Bu Durumda zayıflamak isteyen şişmanların başına sık sık rastlanan bir olaydır. Zayıflamak için diyet uygularken, birden kendilerini kaybederler, ve acayip bir şekilde çok yemeye başlarlar, kendilerine hakim olamazlar. Ancak bunu siz bilinçli yaparsanız formülünüz tutacaktır.

6. Geceleri yatmadan 1-2 saat önce yemek yiyip yatarsanız, hareket etmeyeceğiniz için, kalorileriniz daha az harcanacak ve doğal olarak daha çok kilo alabileceksiniz.

7. Biraz daha fazla sodyum (tuz) alın. Bu vücudunuzda suyu tutmayı sağlayacaktır. Bununla birlikte kaslarınızda artışa geçecektir.

8. Kırmızı et diğer et türlerine nazaran daha fazla kilo aldırır. Ancak sürekli tüketmek yerine arada sırada tüketmek daha akıl karıdır.

9. Yukarıda saydığımız maddeleri uygulayın, yemek yiyin yatın ama kas yoğunluğunuzu artıracak sporlar yapmayı da ihmal etmeyin.

10. Protein ve aminoasit içeren içecekler için, bunları eczanelerden temin edebilirsiniz. Sütün içerisine hurma da koyabilirsiniz. Tabii ki ufak parçalara ayrılmış şekilde.


Kategoriler
Yandex.Metrica