Archive for the ‘Diğer’ Category

Ramazanda kilo vermek mümkün mü?

Beslenme tipi ile saatlerinin değişmesi ve günlük hareketlerin azalması nedeniyle kilo almak kaçınılmaz hale geliyor…

AHT muhabiri Muhammed Dursun’un haberi / Konya

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nihan Ortaç,ramazanda sağlıklı bir şekilde kilo verileceğini vurgulayarak “Öncelikle bir uzmandan yardım alınmalıdır, İftardan açıldıktan sonra 2,5 litre su içilmelidir. Ramazanda protein eksikliğinden kas kayıpları çok olduğundaniftarda tahıllı yiyecekler yenilmelidir” dedi. 

Ortaç, sahurda proteini yüksek, yağdan fakir ve kompleks karbonhidratlar içeren bir menü tüketilmesi gerektiğini, sahur sonrasında tekrar uyuduğumuz için vücudumuzun yağ depolamasının artmasını engellemek adına çok yağlı gıdalardan oldukça uzak durulması gerektiğini de söyledi.

Ortaç, “Sahurda süt, peynir, yumurta, zeytin, domates, salatalık, mevsim yeşillikleri, taze meyveler ya da bu meyvelerden yapılmış kompostolar, kepekli ya da tam tahıllı ekmek ve ayran gibi besinlerden oluşan bir kahvaltı yapmak en doğru seçim olacaktır. İftarda porsiyonları küçülterek az ve sık sık yemek yenmelidir. Sahurdan sonra 1 saat yürüyüş yapılmalıdır. Oruç sıvı yiyeceklerle açılmalıdır, sıvı yiyecekleri tükettikten 10-20 dakika ara sonra diğer gıdalar yenilmelidir. Hurma, incir, kayısı kuru gibi kan şekerini yavaş yükselten ve hemen düşürmeyen iyi karbonhidratlar tüketilmelidir” dedi.

Ortaç, “Sahurda mutlaka bir şey yenilmeli, çünkü vücudumuz 16 saat aç ve susuz kaldığından metabolizma yavaşlar. Ayrıca vücudumuzu iftarda aşırı yağlı yiyeceklere maruz bırakmamalıyız” diye de sözlerine ekledi.

 

Öğün atlama özellikle bir sonraki öğünde aşırı enerji alımını tetiklemektedir.

 

Mevlana Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Beslenme Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akman, obezler üzerinde yapılan pek çok çalışmada, özellikle kahvaltı öğününün atlandığının belirlendiğini, öğün atlamanın, özelikle bir sonraki öğünde aşırı enerji alımını tetiklediğini bildirdi. Akman, şunları kaydetti: “Obezler üzerinde yapılan pek çok çalışmada özellikle kahvaltı öğününün atlandığı belirlenmiştir.

Öğün atlama özellikle bir sonraki öğünde aşırı enerji alımını tetiklemektedir. Söz konusu araştırma sonuçlarına göre, şişman kadınların yüzde 57.5’inin kahvaltı, yüzde 42.5’inin ise öğle öğününü atladıkları belirlenmiştir. Bir anda alınan aşırı besin öğelerinin enerjiye dönüşümünde görev alan hormon ve enzimlerin metabolik düzeni bozulmaktadır. Bu nedenle alınan fazla enerjinin yağ olarak depolanma yüzdesi de artmaktadır.’’

Kaynak : hthayat.com

 

Şok diyetler

Kısa dönem diyet’ diye bir şey yok, artık sağlıklı beslenme var

Uzmanlar, baharın gelmesiyle birlikte ”şok diyet”, ”bahar diyeti” ya da ”15 günde 5 kilo verebilirsiniz” şeklindeki önerilerin gündeme geldiğine dikkati çekerek, kilo vermede önemli olanın, her zaman sağlıklı ve düzenli beslenme olduğuna işaret etti.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi iç hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Koptagel İlgün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bahar mevsimiyle birlikte diyetönerilerinin de gündeme geldiğini belirterek, ”Bahargelince ‘şok diyet’ ya da ‘bahar diyeti’ gibi diyetönerilerinin çoğaldığını görüyoruz. ‘Şok diyet’ ya da ‘şu kadar günde bu kadar kilo verdiriyoruz’ diyen ‘fantastik’ diyetleri doğru bulmuyorum” dedi.

İlgün, dünyada ve Türkiye’de artık hastalıkların tedavilerinin bile kişiye göre olduğuna işaret ederek, ”Diyetler de kişiye özel olmalı. ‘Bahar geldi, şunu yiyin, şunu yemeyin’ diyerek yuvarlak cümlelerle diyet reçeteleri sunuluyor. İnsanların bir biyoritmi var. Bu tür diyetler kişinin biyoritmini de bozuyor. Hızla verilen kiloların hızla geri alındığını görüyoruz” diye konuştu.

Diyet konusunda pek çok bilginin kafa karışıklığına da yol açtığını ifade eden İlgün, kimileri ”günde 2 öğün yemek yiyin” derken, kimilerinin de ”ara öğünlerle 6 öğün yiyin” dediğini dile getirdi.

İlgün, sağlıklı beslenmenin önemine vurgu yaparak, ”Önemli olan öğünlerde yemek yenmesi ve bol su içmek. Yılın belli zamanlarında değil, her zaman sağlıklı ve düzenli beslenmek ile istikrarlı spor yapmak” dedi.

Beslenme ve spora ilişkin önerilerde de bulunan İlgün, özellikle gece mideyi yormayacak şekilde yemek yenmesi ve yaşa göre spor yapılması gerektiğini söyledi.

HEKİM KONTROLÜ ŞART
İç hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Ziya Mocan da sağlıklı beslenmenin önemine işaret ederek, ”Şok diyetleri sağlık açısından uygun bulmuyoruz. ‘Kısa dönem diyet’ diye bir şey yok, artık sağlıklı beslenme var” dedi.

Kilo verme programında sağlıklı beslenmenin önemli olduğunu da söyleyen Mocan, aç kalarak ya da tek düze beslenerek de kilo vermenin doğru olmadığını ifade etti.

”Sağlıklı beslenmeyi hayat boyu prensip edinmek gerekiyor” diyen Mocan, kısa dönem ve hızlı kilo vermenin pek çok sakıncası bulunduğunu dile getirdi.

Kilo vermenin mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerektiğini kaydeden Mocan, kısa süreli kilo vermelerde vücutta sarkmaların da meydana geldiğini belirtti.

Mocan, şunları kaydetti:

”Kilo verme programının özellikle obezlerde en az 2 yıla yayılması gerekiyor. Hızlı kilo verilirken yağ hücrelerinin içindeki yağ azalıyor ama yağ hücrelerinin sayısı azalmıyor. Sorun da buradan kaynaklanıyor. Kısa dönem zayıflamalarda yağ hücre sayısı azalmadığı için daha sonra normal yemeye başlandığında hızlı bir şekilde bu yağ tekrar toplanıyor ve hızlıca kilo alınabiliyor. Ancak uzun dönemde kilo verilirse o zaman yağ hücrelerinde sayısal azalma oluyor. Kilo vermedeki ana prensip de yağ hücrelerinin sayısal olarak azalması. O zaman bu, kalıcı kilo kaybına neden oluyor.”

Yaza hazırlık için birkaç kilo fazlalığını vermek isteyenlere de öneride bulunan Mocan, bu kişilerin egzersizi artırıp yağı ve ekmeği kesmeleri durumunda aç kalmadan kilo verebileceklerini söyledi.

”Şok diyet”lerle kısa sürede kilo verilebileceğini ama bunun sağlıklı olmayacağını dile getiren Mocan, bu durumun huzursuzluk, uykusuzluk, sinirlilik ve özellikle kadınlarda adet düzensizliğine neden olacağını da kaydetti.

Kaynak : AA

Ünlüler Nasıl Formda Kalıyor?

Medyanın en popüler isimleri yaz ayları yaklaştıkça fazla kilolarından kurtulmayı başardı. Kimi ünlü spor yaparak formunu korumaya çalışsada kimi de beslenme alışkanlarını tamamen değiştiriyor. İşte ekranların sevilen yüzlerinin merakla beklenen formda kalma sırları.

 

ASANSÖR KULLANMAYI BIRAKTIM

 

Doğa Rutkay: Dört yıl önce 70 kilo olduğunun farkına varan oyuncu Doğa Rutkay, şimdilerde istediği kiloya ulaşıp daha mutlu bir hayat yaşıyor. Uzun süredir 56 kiloda olduğunu açıklayan genç oyuncu, “Önemli olan kiloyu vermek değil tekrar almamak. Market, kuaför gibi yakın yerlere bisikletle gidiyorum. Hiç asansör kullanmıyorum. Mutlaka merdiven inip merdiven çıkıyorum. Bunlar formumu korumama yardımcı oluyor. Bir gün hamburger yiyorsam ertesi gün daha az yiyerek dengeliyorum” diyerek sporu günlük hayatından eksik etmediğini belirtiyor.
Haber ile ilgili metin girin!.

 

YAĞ YAKAN KARIŞIM

 

Ebru Şallı: İki çocuk annesi olmasına rağmen düzgün fiziğiyle dikkat çeken Ebru Şallı, kilo vermek ve yaza fit bir görüntüyle girmek isteyen kadınlara greyfurt tavsiye ediyor. Şallı’nın ‘Sabah detoksu’ adını verdiği karışımı öneriyor. Şallı, “Bir bardak ılık suya yarım greyfurt suyu ve bir çay kaşığı bal karıştırıp sabahları aç karnına için’ diyerek bu şekilde metabolizmayı hızlandırarak yağ yakacağınızı ifade ediyor.
Haber ile ilgili metin girin!.

 

9 YILDA TOPLAM 182 KİLO VERDİ!

 

Yeni albümü Meşk’i çıkaran Sibel Can, geçtiğimiz dokuz yıl içinde toplam 182 kilo vermiş. Şimdiye kadar en popüler diyetleri deneyen şarkıcının son diyeti, vücudun ihtiyacı olan bütün besinleri yeterli ve dengeli tüketilmesini amaçlıyor. Ünlü şarkıcının diyetinde öne çıkan noktalar şunlar: Diyete farklı renklerde olan et, sebze, ekmek, peynir ya da süt grubundan bir ürünü aynı ana tüketmek, sabah kahvaltısında müsli ve elma tüketip akşam yemeklerinde ızgarayı tercih etmek ve her akşam bir bardak maydanoz su içmek.
Haber ile ilgili metin girin!.

 

TATLIYA ELVEDA

 

Ezgi Mola: Verdiği 12 kiloyla biranda tüm dikkatleri üzerine çeken bir başka isimde genç oyuncu Ezgi Mola oldu. Balık etli görünümünden kurtulmak için Mola, sırrını sıkı bir diyet ve düzenli spor olarak tanımlıyor. Altı aylık süreçte hamur işlerinde uzak duran Mola, tatlıları da hayatından çıkarmış. Aynı zamanda da günde en az iki litre su içmiş.
Haber ile ilgili metin girin!.

 

TERCİHİ ÇİĞ YEMEK

 

Belçim Bilgin Erdoğan: ‘Keşanlı Ali Destanı’ adlı dizide başrolde oynayan Belçim Bilgin Erdoğan, güzel ve fit görüntüsünü çiğ yemekleri esas alan bir diyet programına borçlu. Sanatçı, günlük yaşamda yüzde 50 yeşil, yüzde 25 meyve yüzde 25 kuruyemiş tüketiyor. ‘Raw food’ adı verilen beslenme türünde hangi besinin kaç kalori olduğu değil neyi neyle yediğimiz önem taşıyor. Diyette, yemek esnasında su içilmezken, çay içildiğinde ılık ve kafeinsiz olmak zorunda.
Haber ile ilgili metin girin!.

 Kaynak : acunn.com

Ramazan’da Kilo Vermek Mümkün…

Beslenme alışkanlığının değişmesiyle birlikte Ramazan’da kilo artışına sıkça rastlanıyor. Ancak bilinçli bir beslenme programı ile ideal kiloyu korumak hatta zayıflamak mümkün.

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Uzmanları, sağlıklı bir Ramazan için ihtiyaç duyulan ipuçlarını belirtti.

RAMAZAN’DA DİYET YAPILIR MI?
Ramazan öncesi diyete başlayanların oruç tutarken de kilo vermeye devam edebileceklerini belirten Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Beşışık, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ramazan’da açlığa karşı vücut yağlarını daha etkin olarak kullanır. Bunun sonucunda da bazal metabolizma yavaşlar. Bu nedenle Ramazan dışındaki diyeti taklit etmeli ve aşırılıklardan kaçınılmalıdır. Ramazan’ın psikolojik, sosyal ve inanç boyutu ile kilo verme için iyi bir başlangıç olabilir. Fazla kilolu kişiler için Ramazan eşsiz bir fırsattır. Hafif fizik aktivite ile zenginleştirilmiş, doktor gözetiminde dengeli bir diyet, Ramazan’da yaşam şeklini değiştirmek için uygun ortamı hazırlar.”

 


KALP HASTALARI ORUÇ TUTAR MI? TEHLİKELİ BELİRTİLER NELERDİR?
Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İsmet Dindar, hastaların oruç tutma kararını etkileyen faktörleri belirtti:
“Şeker ve kalp hastaları oruç tutma kararı verirken mutlaka doktor kontrolünden geçmeli. Sürekli ve değişik zamanlarda ilaç kullanma gerekliliği, uzun süren açlık dönemlerinin etkileri, ciddi bir diyet uygulanmasının yaşamsal önemi nedeni ile şeker hastaları bu kararı verirken daha dikkatli olmalı. İlaç kullanmak zorunda olan hastalar için ise ilaçların dozajı ve sıklığı doktoru tarafından değerlendirildikten sonra oruç tutma kararı verilebilir.”

Dindar, oruç tutan hastalarda ortaya çıkabilecek riskli tabloyu belirtti:
“Oruç tutan kalp hastalarında göğüs ağrısı, nefes darlığında artış, ciddi aritmiler, baş dönmeleri ve bayılmaya kadar varan ataklar varsa mutlaka orucunu bozmalı ve doktoruna başvurmalı.”

 



10 SORUDA İDEAL İFTAR SOFRASI
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme Uzmanı Emel Unutmaz, Ramazan’da beslenme ile ilgili sıkça gündeme gelen 10 soruyu yanıtladı:

1- Hangi yiyecekler tercih edilmeli?
Kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olmayacak, uzun sürede sindirilecek, tokluk hissini uzun tutacak besinler seçilmeli. Örneğin; kompleks karbonhidratlar, posadan zengin besinler; kepekli ekmek, baklagiller, sebze ve meyveler tercih edilmeli.

2- Sık rastlanan sorunlardan biri halsizlik. Enerjiyi artırmak için ne yapılmalı?
Hurma, lif, potasyum ve magnezyumdan zengin iyi bir karbonhidrat kaynağıdır. Yine fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişler sağlıklı protein ve enerji kaynaklarıdır.

3- Hangi besinlerden uzak durmalıyız?
Şeker, beyaz un ve unlu gıdalar gibi rafine karbonhidratlardan, aşırı yağlı gıdalardan, kızartılarak pişirilen, sindirim sistemini yoran ağır yemeklerden kaçınmalı. Kafeinli içecekler, idrar söktürücü olduğu için vücudun susuz kalmasına neden olabilir.

4- Mide yakınmalarını önlemek için ne yapılmalı?
Gastrointestinal sistem alışık olduğu ritmin dışına çıktığı için yanma, ekşime, ağrı, şişkinlik gibi mide-barsak yakınmalarının ortaya çıkışını kolaylaştırabilir. Bunun için sindirimi kolaylaştıracak pişirme yöntemleri (Fırın, ızgara, buharda pişirme/haşlama) tercih edilmeli. Çok salçalı, tuzlu yemeklerden ve salamura besinlerden uzak durmalı. Asitli ve kafeinli içeceklerden kaçınmalı, uzak duramıyorsak miktarını sınırlamalı.

5- İdeal öğün sayısı nasıl planlanır?
İftar yemeğinde hazmı kolay besinler, küçük porsiyonlarda ve az miktarlarda tercih edilmeli. Her besin iftar sofrasında tüketilmeye çalışılmamalı. İftar yemeğinde küçük bir ara verilebilir, bu yapılamadığında ise o süre salata ile geçilebilir. Devamında da ana yemek tüketilebilir. Ana yemekten 1.5-2 saat sonra meyve ve iftar sofrasında yenilmediyse yoğurt veya süt ile birlikte 1-2 porsiyon meyve veya bunların yerine nadiren sütlü tatlı/güllaç yenilebilir. Sahura mutlaka kalkılmalı.

6- Gün boyu açlığa karşı sahurda neden yenmeli?
Sahurdan sonra uzun süre aç kalınacağı için kesinlikle atlanmamalı. Tüm gün sürecek olan açlığın olumsuz etkilerini yaşamamak için sindirimi uzun süren, kana geçiş hızı yavaş ve besleyici değeri yüksek besinler tercih edilmelidir. Sahurda; süt, süt ürünleri, peynir, yumurta, sebze ve meyveler ile kepekli ekmek iyi tercihlerdir.

7- Sahurda uykusuz kalmak istemeyenler, pratik bir şekilde nasıl beslenmeli?
1 kepekli tost yanında bir miktar domates salatalık, 5 adet tuzsuz zeytin ve / veya 10 -15 adet fındık yenebilir.

8- Oruç ne ile bozulmalı?
Orucu açarken sıvı gıda tercihi her zaman için daha uygundur. Orucu 1 bardak su ile açtıktan sonra sindirim sistemini yormayacak 1 kase çorba ile yemeğe başlanabilir.

9- Ara öğün nasıl olmalı?
İftar yemeği ile sahur arasına hem 2 öğünde fazla yemek yemeyi engellemek hem de sağlıklı beslenmek için 2-3 ara öğün yerleştirmek gerekir.

10- Ara öğünde neler tavsiye edersiniz?
Süt veya yoğurt, meyve, 10 adet fındık, kepekli ekmek veya grisini, nadiren sütlü tatlılar veya meyve tatlıları olabilir.

Kaynak : www.ntvmsnbc.com


Antep fıstığı zayıflatıyor!

Diyet yaparken belirli miktarda Antep fıstığı tüketilmesinin kilo vermeye yardımcı olduğu tespit edildi.

Alman Aerztezeitung internet sitesinin haberine göre, Kaliforniya üniversitesinde yapılan araştırmada, yüksek besleyici değerlere sahip Antep fıstığının aynı zamanda kilo vermede olumlu etkisi olduğu ortaya çıktı.

Bilim adamları, diyet uygulayan 52 aşırı kilolu hasta üzerinde yaptıkları araştırmada, bir gruba ara öğün olarak 240 kalori değeri olan Antep fıstığı, bir gruba da 220 kalori değeri olan tuzlu bisküvi verdi. 12 hafta süren araştırmanın sonunda, Antep fıstığı yiyen grubun kısa sürede hedeflenen kiloya ulaştığı görüldü. Ayrıca Antep fıstığı verilen grubun trigliserit değerlerinin daha düşük olduğu gözlendi.

Öte yandan ABD’de yapılan diğer bir araştırmada, kabuklu Antep fıstığının, soyulmuşuna oranla daha az miktarda tüketildiği ortaya çıktı. Bir gruba soyulmuş Antep fıstığı, diğer gruba kabuklu Antep fıstığı veren araştırmacılar, kabuklu fıstığın daha az miktarda tüketilerek aynı doygunluğa ulaşıldığını gördü. Bilim adamları, soyulmuş Antep fıstığı kabuklarının görüntüsünün deneklerin daha az yemesine neden olduğunu belirtti. Soyulan kabukların hemen atılması halinde ise deneklerin daha fazla Antep fıstığı yediği görüldü.

British Journal of Nutrition dergisinde yıl başında yayımlanan bir araştırmada da yüksek yağ oranı ile bilinen Antep fıstığındaki yağın bir bölümünün kullanılmadan insan vücudundan atıldığı belirtilmişti.

Kaynak : www.milliyet.com.tr

 

Ramazanda ince kalmanın 10 kuralı!

Birçoğumuz ramazan döneminde zayıflayacağını düşünür ancak metabolizmamızın yavaşlaması nedeniyle çoğumuz kilo alırız. Zayıflamayı başaranlar ise sağlıklı doku olan; kas ve kemikleri kaybedenlerdir.

Beslenme uzmanı Dr. Alp Mamak’ın ramazan döneminde özel 10 basit kuralına dikkat ederek hem kilo verebilir hem de halsizlik ve mide şikayetleri yaşamadan oruç tutabiliriz.

1. 2.5 lt su için: özellikle ramazanda su kaybımız daha belirgin olacak bu nedenle vücudumuz da ödem tutmaya meyil gösterecek; bu nedenle iftarla sahur arası en az 2.5 lt su için; bu suyun 1 bardağı orucu hurma veya zeytinle açtıktan hemen sonra ılık bir ballı limonlu su olmalı ki kan şekerimiz düzenlensin. En az 3 fincanı da rezene çayı olmalı ki mide rahatsızlığı; gaz ve şişkinlik yaşamayalım. Siyah çayın beyindeki susama merkezini baskılayıp bize su içmeyi unutturduğunu da göz önünde bulundurun ve ramazanda siyah çayı kesin veya çok açık olarak 1 ila 2 fincan tüketin. Özellikle Meyan kökü doğal kortizon içerdiğinden sizi destekleyebilir; ılık suyun içine az miktarda meyan kökü ekleyerek; iftar ve sahurda birer çay bardağı içebilirsiniz.

2. Baharatları ramazanda azaltın: Tarçının kan şekeri düzenleme özelliği olduğu için tarçını özellikle kompostolarda kabuk tarçın olarak bolca tüketin ama diğer baharatlar bu dönemde çok uygun olmayacaktır; özellikle acılardan kesinlikle kaçın. Kimyon sindirimi rahatlattığı için az miktarda kimyon ekleyebilirsiniz. Zerdeçal ise safra kesesini desteklediğinden yine az miktarda tüketilebilir ancak diğer baharatlardan kaçınmanızı öneririm.

3. İftarı çorbasız yapmayın, özellikle sıcaklarda oruç tutacağımız bu günlerde sebze çorbaları en önemli besin kaynaklarından biri ve midemize de ilk giren besinlerden olmalı ki sindirimimiz daha rahat olsun. Havanın daha da sıcak olduğu günlerde taze naneli bir yoğurt çorbası da iyi bir seçenek olacaktır.

4. İftar ve sahurda yemekleri yavaş yavaş ve çok çiğneyerek yiyin; doyma hissinin ağzımıza attığımız ilk lokmadan tam 13 dk sonra beyine ulaştığını unutmayın; çorbadan sonra ana yemeğe geçmeden önce en az 3-4 dk ara verin.

5. Sahurda müsli yiyin: Müsli;  sahurda çok doğru bir karbonhidrat seçimi olacaktır; içine bol miktarda taze doğranmış meyve de ekleyin, gününüzün ne kadar rahat geçtiğine şaşıracaksınız.

6. Tatlıyı iftardan en az 2 saat sonra yiyin; haftada 1 den daha sık tatlı tüketmeyin ve tatlıları daha çok sütlü olanlardan; cevizli güllaç, sütlaç tercih edin. Şireli tatlılardan kaçının.

7. Ara öğünlerde bol bol kabuklu meyve tüketin: Kabuklu meyveler hem tokluk hissini arttırıyor hem de vitamin desteği sağlıyor. Bağırsağımızın da daha iyi çalışmasını sağlayan meyveler zaman zaman bol tarçınlı ılık komposto olarak da tüketilmeli ve bu sayede sıvı desteği de sağlamalı.

8. Cevizi unutmayın:Ceviz içi en önemli omega 3 desteklerinden biri ve tokluk hissini arttırıyor. Hem sahur hem de iftarda ara öğünlerde 3’er adet ceviz içi yemeyi unutmayın.

9. Haftada en az bir kez balık yiyin: Balıkta vücudumuzun ihtiyacı olan en önemli yağlar mevcut ve bu yağlar metabolizmamızın hızını da arttırıyor zayıflamayı da kolaylaştırıyor.

10. İftardan 1 saat sonra en az 20 dk yürüyün: ve metabolizma hızını arttırın.

Kaynak : www.milliyet.com.tr

 

Çok çiğneyen az kalori alıyor!

Bu sonuca ulaşmak için 14 obez genç ile 16 normal kilodaki genç üzerinde inceleme yapıldı

American Journal of Clinical Nutrition’da yayımlanan araştırmada, Çin’deki Harbin Tıp Üniversitesi’nden Jie Li, çiğnemelerinde fark olup olmadığına bakmak için 14 obez genç ile 16 normal kilodaki genç üzerinde inceleme yaptı.

Ntvmsnbc’de de yer alan habere göre, araştırmacılar, daha çok çiğnemenin deneklerin daha az yemelerine yol açıp açmadığına, kan şekeri seviyelerini ve hormonlarını etkileyip etkilemediğine baktılar. Çiğneme miktarıyla, beyne “ne zaman yemeğe başlamak ve ne zaman bitirmek gerektiğini” ileten hormonların seviyesinde bağlantı olduğu saptandı.

Daha çok çiğneyenlerde iştah hormonu “ghrelin”in kandaki seviyesinin düşük, iştahı azalttığına inanılan CCK seviyesinin ise yüksek olduğu belirlendi.

Lokmalarını 40 kez çiğneyen deneklerin yüzde 12 oranında daha az kalori aldıklarını belirleyen araştırmacılar, bunun da daha az kilo anlamına geldiğini belirttiler.

Washington Üniversitesi Obezite Araştırma Merkezi müdürü Adam Drewnewski, ortalama bir kişinin kalori miktarını yüzde 12 azaltmasının, yılda 11 kilo kaybetmesini sağladığını belirtti.


Kategoriler
Yandex.Metrica