Archive for the ‘Dyt. Gamze Kaçar’ Category

Kilonu Kontrol Et Rozetleri

Kilo ile ilgili her beslenme desteği yada tedavi desteği yasal olarak diyetisyenler tarafından yapılmaktadır.Bizler 4 yıl boyunca bunun eğitimini alıyoruz bilimsel araştırmalar yapıp okul bitiminde andımızı içiyoruz. Amaç etik kuralları çerçevesinde bilimsel temellere dayalı doğru tedaviyi uygulamaktır. 

Daha popüler bir konu olduğundan dolayı kilo verme üzerine konumsak istiyorum burada. İnsanların talebini ilgisinin yoğunluğunu düşünürsek kilo verme sektörü büyük bir pastayı teşkil etmektedir. Ve herkes bir şekilde bu pastadan pay kapma çabasına giriyor. 

Yakalarında rozet taşıyan bazı insanlar hakkında yorum yapmak istiyorum. Ben bu insanlardan bazıları ile tanıtsım konutsum hatta toplantılarına bile gittim..amacım nedir ne yapıyorlar öğrenmekti. Gördüğüm tamamen bir hüsrandı. Beslenme bilimi ile ilgisi olmayan kişilerle karsılaştım. 

Ne günlük alınması gereken kalori hesabından haberleri vardı nede 30 gram peynirdeki kalsiyum oranından..Hatta karaciğeri korumak adına ne kadar surede kaçar kilo verilmesi gerektiğini bilmiyorlardı. Amaç belli ürün satışı ve kar etmek,satılan ürün içindeki selenyum miktarının bir kişinin günlük ihtiyacını karşılayıp karşılamayacağı değil.. Tabı ki burada biraz da halkımıza bilinçli olmak düşüyor. Çünkü bu tarz alışverişler hayatın her döneminde kişinin karsısına çıkabilecek bir durumdur. Kişinin son derece dikkatli bilinçli olması büyük önem teşkil etmektedir. 

· Tarhana ve sebzeler (yeşil fasulye, bamya) güneşte kurutulduğunda vitamin değeri azaldığından gölgede kurutulmaları gerekir. · Yoğurdun suyu riboflavin kaynağı olduğundan suyunun dökülmemesi gerekir. 

· Sütlaç ve muhallebi gibi sütlü tatlılara şekeri, inmeye yakın atılmalıdır 

· Yemeğin yağı fazla kavrulmamalıdır, fazla kavrulduğunda yağ yanar, vitamin ve enerji değeri azalır, sağlığa zararlı duruma gelir. Kızartma yağı birden fazla kullanılmamalıdır.ayrıca bitkisel yağlar e vitamininden zengindir fakat her yapılan kızartmada e vitaminin yüzde 11 oranında kayba uğrayacağını da unutmamak gerek. 

· İyi yıkanmamış sebzelerden parazit ve mikroplar vücuda girebildiği için özellikle yeşil yapraklı sebzelerin ıslatma suyuna bir miktar sirke dökülmeli, çok iyi yıkanmalıdır 

· Dondurulmuş sebzeler pişirileceği zaman çözündürülmesi için bekletilmemeli, direk pişirilmelidir aksi halde mikroorganizma faaliyeti hızla artacaktır. 

· Pilav yaparken pirincin sıcak suda bekletilmesi yada kavrulması besin değerini azaltır. 

· Makarnanın haşlama suyunun dökülmesi vitamin kayıplarına sebep olur.  

Kaynak : istanbulgüzellik.com

ŞOK DİYETLERE DİKKAT

Diyet demek eşittir kısıtlama demek değildir. Diyet kişinin ihtiyacı olan besin öğelerinin ve besin gruplarının kişiye YETERLİ VE DENGELİ verilmesi demektir. Çoğu kişi özellikle bayanlar diyet kelimesini duyduğu anda bile ürperirler. Neden ? çünkü popüler magazin kültürü maalesef insanları sıfır beden olmaya itmekte ve bunun bedelininde aç kalınması gerektiğini işlemektedır.. gazetelerde dergilerde televizyonlarda bir sürü diyet listesi görüyorum bende sizler gibi.genelde tek tip besine dayalı diyetler oluyor bunlar.. sizlere 1 haftada 5 kilo verdirmeyi hedefliyorlar.. insana harika dedirtiyor değil mi? çok çekici geliyor 1 haftada 5 kilo.. peki bu 5 kilonun sizlere 10 kilo olarak geri dönmeyeceğinin garantisini veriyorlar mı??? Tabiki de hayır.. isterseniz şöyle anlatayım. Bu tarzda şok diyetler kişi sağlığı üzerinde tehlikeli sorunlara yol açabilir..nasıl mı? Diyet mutlaka kişiye özeldir ..kişinin biyokimyasal , antropometrik ve fızıksel bulgularına gore dıyet hazırlanır diyetin yaklaşık olarak yüzde 30 u yağdan olumsalıdır. Yani sıfır yağ tüketmek kişiyi yağdan kilo verdirtmeyeceği gibi yaglanmasını da arttıracaktır.. sız kilo verdiğınizi sanacaksınız oysakı kaybettıgınız tek agırlık su olacaktır ki unutmayın şişman ınsanların su oranları zaten düşüktür ve hayat kaynagı olan suyunu ıyıce bosaltmaya baslamıs olacaktır. Buda yasam kalıtesını en aşagıya düşürmek demektır bır nevi, eğer aılenızde koroner kalp hastalıgı dıyabet barsak sorunları hıpertansıyon gıbı kronık hastalık oykulerı varsa eger bu tıp sok dıyetlerle sızde bu hastalıklara yakalanma rıskınızı yuzde 50 arttırıyorsunuz demektır Mucize dıye bırsey yoktur..sız bu kıloları nasıl zaman ıcınde aldıysanız vermek ıcınde bellı bır zamana ıhtıyacınız oldugunu unutmamalısınız. kılo kaybı demek yag kaybı demektır vucut suyununzdan yada kasınızdan kaybedıyorsanız bu tamamen yalancı kılo kaybıdır ve sız eskı beslenme programınıza dondugunuz zaman mutlaka su ve kas kaybınıda yag artısı olarak gerı alacaksınız. Insan metabolizması cok akıllı bır sısteme sahıptır..onu kandırmak pekde mumkun degıldır.. şok dıyetlerle vucudunuzu kandırmıyor hatta ve hatta onu uyarmıs oluyorsunuz.. zor gunler gelıyor depo yapma zamanı dedırtıyorsunuz ve vucut yogun bı alcık sonucunda tamamen yag depolamaya endekslı calısıyor..işte bu yuzdendır kı ınsanlar bes kılo verdım on kılo aldım dıye yakınırlar. Bu nedenle sakın ola sarlatan dıyetler dedıgım sok dıyetlerden medet ummayın.bılınkı bu tarz dıyetler sızlere yarar degıl ancak zarar verecektır..

Herkese sağlıklı günler diliyorum..  

Kaynak : istanbulgüzellik.com

ŞİŞMANLIK NEDİR?

Şişmanlık vücut ağırlığının ideal kilonun üzerine çıkması durumudur. Şişmanlıkta yağ dokusu diğer dokulara ( su ve kas yoğunlukları) göre artmıştır. ŞİŞMANLIĞIN SAPTANMASI: Şişmanlık , boy ve ağırlık ölçülerinin ilgili standartlarla (beden kitle indeksi , olması gereken ağırlık) karşılaştırılması , deri kıvrım kalınlıklarının ölçülmesi , klinik gözlemler gibi yöntemlerle saptanabilir. Beden kitle indeksi : Her bireyin beden yapısı aynı değildir. Boyun kiloya oranı beden kitle indeksini vermektedir. Beden kitle indeksinizi hesaplamak için kilonuzu boyunuzun karesine bölmek yeterlidir. Çıkan değer 18 in altı ise hastalıklı zayıf , 18-19.9 arası zayıf , 20-25 arası normal , 25-29.9 arası şişman , 30 -35 arası ağır şişman ,35 üstüde obez olarak değerlendirilir. Örneğin; boyu 1.62 olan bir bayan 52 kilo ise beden kitle indeksi : 52/1.62X1.62=19.81 yani zayıf grubundadır fakat normal sınıra yaklaşmıştır. Triseps deri kıvrım kalınlığı bayanlarda 30 mm, erkeklerde 23 mm üstü olması şişmanlığın göstergesidir. Bedendeki yağ oranının toplandığı yerde çok önemlidir. Eğer yağ bedenin alt bölgesinde toplanmışa jinoid (armut tip) ,yağ bedenin üst bölgesinde toplanmış ise android (elma) şişmanlık olarak sınıflandırılır. Bunu belirlemek için de bel kalça oranı ölçüt olarak kullanılabilmektedir. Bel / kalça oranı erkeklerde 1.0 , bayanlarda 0.85 üstü olursa eğer şişman olarak değerlendirilmektedir. ŞİŞMANLIĞIN NEDENLERİ? Şişmanlık uzun süren enerji dengesizliği sonucu ortaya çıkan bir tablodur. Genelde alınan enerji yakılan enerjiden fazla olduğu durumlarda gözlemlenir. Bunun belli başlı sebepleri vardır. Bunları açıklamak gerekirse ;

1. Demogrofik faktörler : ırk , cinsiyet ,yaş faktörleri

2. Aşırı yeme davranışı : genelde fast food tarzı beslenme , aşırı yağlı yiyeceklerin çok sık tüketilmesi , gece yemeği yenmesi ,aşırı şekerli besinlerin sık tüketimi ,karbonhidrat ağırlıklı beslenme , hamur işlerinin fazla tüketim ..vs

3. Düşük sosyo-ekonomik durumdan yüksek sosyo-ekonomik duruma geçiş

4. Köyden kente göç.

5. Biyolojik faktörler : doğum sayısı ve sıklığı , genetik yatkınlık. Genelde yağ hücre sayısı , büyüklüğü ,ve depo edildiği yerler kalıtımsal özelliktedir.

6. Fazla alkol ve sigara tüketimi

7. Fiziksel aktivite azlığı :Genellikle sedanter yaşayan (hareketsiz kişiler) hareketli olanlar kadar yemektedirler. Bu durumda enerji dengesi de paralel olarak bozulmaktadır. Alınan enerji harcanılan enerjiden kat be kat fazla olacağı için kişiye kilo olarak geri dönmektedir.Ağır işte çalışanlar arasında şişmanlık daha az olmasına karşın memur kesimi gibi oturarak çalışan kimselerde şişmanlık daha yaygın görülmektedir. Bunun sebebi de fiziksel aktivite azlığı ile ilişkilidir.

8. Psikolojik bozukluklar :Bazı kimseler üzüntülü , sıkıntılı , depresyon durumlarında kendilerini yemek yemeye vererek mutlu hissetmektedir. Tabiki bunun tersi durumlarda olmaktadır.

9. Bazal metabolizma hızı : bu terim vücudun günlük yaktığı enerjiyi temsil etmektedir. Bazı kimselerde bazal metabolizma hızı cok yavaş olmasına karşın bazı kişilerde de bir hayli yüksektir. Bazalı yavaş olanlarda alınan enerjinin fazla olması şişmanlığın sebebi olarak sayılabilir.

10. Metabolik ve Hormonal Bozukluklar : Özellikle zayıflama diyetlerine dirençli olan kişilerde ki şişmanlık hormonal ve metabolik nedenlere dayanmaktadır.Bazı hormonlar bazal metabolizma hızını etkilemektedir. Hormonal nedenle bazal metabolizma hızının yavaş oluşu , enerji harcamasını azaltarak alınan besinlerin bir kısmının yağ olarak depolanmasına sebep olmaktadır.

11. Şişmanlığın diğer bir nedeni de bireysel olmayan şok diyetlerin fazla sayıda yapılmasıdır. Hızlı yitirilen ağırlık normal beslenmeye geçince aynı hızla geri alınır. Yeniden diyete başlanıldığı zaman zayıflama da bu nedenle daha yavaş olmaktadır. Oluşan bu dönü sonucunda da şişmanlık oluşmaktadır.

Bugün şişmanlık bir hastalık olarak değerlendirilmelidir. Şişmanlık bireyin sağlığını çeşitli yönlerde etkilemektedir. Bu etkileri sıralarsak ;

1. Birey kendisini aynaya baktığında çirkin hissedecek ve ruh hali bozulacak ,kendisine olan güveni sarsılacaktır.

2. Orta yaşlı ve yaşlılarda şişmanlık sonucu eklem hastalıkları görülebilmektedir.

3. Kalp ,damar hastalıkları oluşma riski artmaktadır.

4. Böbrek ,pankreas ,karaciğer fonksiyon bozuklukları oluşabilmektedir.

5. Kas hareketlerinin verimi azalmaktadır.

6. Kronik hastalıkların oluşum riski arttırarak yaşam kalitesini düşürmektedir.

7. Şişmanlarda genelde kan kolesterol düzeyi yüksek olmaktadır.

8. Hipertansiyonlu oranı şişman kişilerde daha yüksektir.

ŞİŞMANLIĞIN ÖNLENMESİ Şişmanlıkta mutlaka zamanında müdahale yapılması gereken bir hastalıktır. Kişilerin besinlerden alınan enerji ile enerji harcaması konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Uygulanan zayıflama diyeti ;

1. Mutlaka kişinin değerlerine uygun hazırlanmalıdır. Unutmayınız ki diyet tamamen kişiye özgü beslenme programıdır.

2. Zayıflama diyetlerinde alınan enerji kişinin harcadığı enerjiden az olmalıdır.

3. Mutlaka diyet hazırlanmadan önce kişinin beslenme hikayesi alınmalıdır, ve kişinin beslenme alışkanlığına göre doyurucu aç bırakmayacak bir program hazırlanmalıdır.

4. Fiziksel aktiviteyi arttırabilme olanağı olacak kişilere egzersiz önerilmelidir.

5. Diyetin protein , karbonhidrat ve yağ dengesi beslenme ilkelerine uygun olarak hazırlanmalıdır. Tek tip besinle hazırlanan beslenme programları uygulanmamalıdır.

6. Kişiye su içme alışkanlığı kazandırılması gerekmektedir.

7. Diyet programı haftada yarım yada 1 kg lık yağ dokusu kayıpları hedeflenerek hazırlanmalıdır. Aşırı enerji kısıtlanması yapılmamalıdır.

8. Zayıflama programında kişinin boyuna göre olması gereken ideal kilo belirlenmelidir.

9. Zayıflama diyetinde enerjisi hesaplanmayan besinler yenmemelidir. Eğer farklı bir besin tüketildiği takdirde ( misafirlikte yenilen pasta gibi) mutlaka onun karşılı olan besin diyetten çıkarılmalıdır.

10. posalı besinler hem kan şekerini düzenler hemde acıkmayı geciktirir. Bu nedenle zayıflama diyetlerinde beyaz ekmek yerine kepekli ekmek ,pirinç yerine bulgur ve kurubaklagiller tercih edilmelidir.

11. suyun birebir zayıflamaya etkisi olmasa da yemeklerden önce içilecek su şişkinlik yapacağı için önerilebilir.

12. Zayıflama diyetleri mutlaka yağ deposu kaybını hedeflemelidir. Kas ve su kaybı en azda tutulmalı hatta bu değerler az ise arttırılmalıdır. Yani zayıflamada su kaybı kilo kaybı olarak görülmemelidir. Kilo kaybı = yağ kaybı olmalıdır. Normal ağırlığa ulaşıldığı zaman mutlaka var olan kiloyu koruyacak koruma programı da uygulanmalıdır. Unutmayınız ki zayıflamak için beslenme alışkanlığınızın değişmesi gerekmektedir. Eğer program bitiminde eski alışkanlıklarınıza dönecek olursanız bu size yine kilo olarak geri gelecektir. Her şeyin fazlası zarardır ve her besini de tadında yemek gerekir.

Herkese formunda günler dilerim…

Kaynak : istanbulgüzellik.com

Kategoriler
Yandex.Metrica