Posts Tagged ‘diyet’

1 haftada 1 kg Verebilirsiniz!

(Dr. Ayça Kaya)

Sabah (Saat 07.30-08.00 gibi)

1 dilim peynir ya da 1 tane yumurta

2 dilim ekmek (kepekli ekmek ya da çavdar ekmeği olabilir)

Bolca maydanoz, roka, dereotu, tere

3-4 zeytin

Şekersiz çay

 

Ara ( Saat 10.00 gibi)

1 çay bardağı süt (istenirse süt yerine yoğurt da tercih edilebilir. Sütün içine azıcık kahve koyarsanız içerdiği kafein nedeniyle metabolizmanın hızlanmasına etkisi olacağını söyledi)

 

Öğle

Izgara et (Sabah yumurta yenmediyse yumurta da olabilir)

1-2 dilim ekmek

Bol salata

1 bardak ayran

 

İkindi

1 bardak yoğurt

2 kaşık yulaf

1 meyve (Öğle yemeğinde doymadıysanız meyveyi öğle yemeğinin ardından da yiyebilirsiniz)

 

Akşam

1 kase çorba

4-5 kaşık zeytinyağlı yemek

1 kase yoğurt

1 meyve

Beraberinde en az 8 bardak su içilmesi öneriliyor, hatta 12 bardak içilebilirse çok çok daha iyi.

Kaynak : Dr. Ayça Kaya

ŞOK DİYETLERE DİKKAT

Diyet demek eşittir kısıtlama demek değildir. Diyet kişinin ihtiyacı olan besin öğelerinin ve besin gruplarının kişiye YETERLİ VE DENGELİ verilmesi demektir. Çoğu kişi özellikle bayanlar diyet kelimesini duyduğu anda bile ürperirler. Neden ? çünkü popüler magazin kültürü maalesef insanları sıfır beden olmaya itmekte ve bunun bedelininde aç kalınması gerektiğini işlemektedır.. gazetelerde dergilerde televizyonlarda bir sürü diyet listesi görüyorum bende sizler gibi.genelde tek tip besine dayalı diyetler oluyor bunlar.. sizlere 1 haftada 5 kilo verdirmeyi hedefliyorlar.. insana harika dedirtiyor değil mi? çok çekici geliyor 1 haftada 5 kilo.. peki bu 5 kilonun sizlere 10 kilo olarak geri dönmeyeceğinin garantisini veriyorlar mı??? Tabiki de hayır.. isterseniz şöyle anlatayım. Bu tarzda şok diyetler kişi sağlığı üzerinde tehlikeli sorunlara yol açabilir..nasıl mı? Diyet mutlaka kişiye özeldir ..kişinin biyokimyasal , antropometrik ve fızıksel bulgularına gore dıyet hazırlanır diyetin yaklaşık olarak yüzde 30 u yağdan olumsalıdır. Yani sıfır yağ tüketmek kişiyi yağdan kilo verdirtmeyeceği gibi yaglanmasını da arttıracaktır.. sız kilo verdiğınizi sanacaksınız oysakı kaybettıgınız tek agırlık su olacaktır ki unutmayın şişman ınsanların su oranları zaten düşüktür ve hayat kaynagı olan suyunu ıyıce bosaltmaya baslamıs olacaktır. Buda yasam kalıtesını en aşagıya düşürmek demektır bır nevi, eğer aılenızde koroner kalp hastalıgı dıyabet barsak sorunları hıpertansıyon gıbı kronık hastalık oykulerı varsa eger bu tıp sok dıyetlerle sızde bu hastalıklara yakalanma rıskınızı yuzde 50 arttırıyorsunuz demektır Mucize dıye bırsey yoktur..sız bu kıloları nasıl zaman ıcınde aldıysanız vermek ıcınde bellı bır zamana ıhtıyacınız oldugunu unutmamalısınız. kılo kaybı demek yag kaybı demektır vucut suyununzdan yada kasınızdan kaybedıyorsanız bu tamamen yalancı kılo kaybıdır ve sız eskı beslenme programınıza dondugunuz zaman mutlaka su ve kas kaybınıda yag artısı olarak gerı alacaksınız. Insan metabolizması cok akıllı bır sısteme sahıptır..onu kandırmak pekde mumkun degıldır.. şok dıyetlerle vucudunuzu kandırmıyor hatta ve hatta onu uyarmıs oluyorsunuz.. zor gunler gelıyor depo yapma zamanı dedırtıyorsunuz ve vucut yogun bı alcık sonucunda tamamen yag depolamaya endekslı calısıyor..işte bu yuzdendır kı ınsanlar bes kılo verdım on kılo aldım dıye yakınırlar. Bu nedenle sakın ola sarlatan dıyetler dedıgım sok dıyetlerden medet ummayın.bılınkı bu tarz dıyetler sızlere yarar degıl ancak zarar verecektır..

Herkese sağlıklı günler diliyorum..  

Kaynak : istanbulgüzellik.com

Neden Kilo Alıyoruz ?

İhtiyacımızdan daha fazla yemek yediğimizde daha fazla kalori almış oluyor ve böylelikle vücut yağ kitlesi de artıyor, diye biliyoruz ama aslında önemli olan yediğimiz yiyeceğin miktarından çok içeriği ve vücudumuzda uğrayacağı kimyasal süreci.

Karbonhidrat ağırlıklı beslenme sindirim sisteminin daha yavaş çalışmasına ve hormon düzensizliğine neden olup kilo artışını etkilemektedir. Ayrıca karbonhidrat ağırlıklı beslenme kan şekerini hızlı yükseltip hızlı düşüreceğinden kan şekerindeki düzensizlik hem daha fazla yemeğe hem de tokluk hissinin azalmasına neden olacaktır. Basit karbonhidratlı yiyecekleri azaltıp (şeker ve şekerli yiyecekler), yağlı yiyeceklerden ve alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durup, bunların yerine sağlıklı besinleri tercih ettiğimizde vücut kimyasını koruyacak, hem kilo verecek hem de kilo ile tetiklenen hastalıklardan da korunacaktır.  

Kafein, Seker ve Alkol’e dikkat!
Kafein içeren içecekler adrenal bezleri uyararak kortizol hormonu salınımını artırmaktadır, buda kişiyi daha çok strese sokmakta. Ayrıca alkol tüketimi de ostrojen sentezini artırabilmekte. Buda kiside kilo almaya tetikleyen en onemli unsurlar.
Şeker ve şekerli yiyecekler size kilo aldırmakta ayrıca yaşlandırmakta, bağışıklık sisteminizi baskılamakta ve kanser hücrelerini tetiklemektedir. Kanser hücreleri şekeri çok sevmekteler.

Yetersiz Uyku..
Günde 7 saatten az uyuyan kişilerin daha fazla kilo alma riskine sahip oldukları araştırmalarca desteklenmektedir. Uyku esnasında salgılanan büyüme hormonu yağ yakımına da destek olmaktadır. 

Hareketsizlik
Tek başına elbette kilo almaya neden değil ama hem düzensiz besleniyor hem de hareketsiz bir yaşamınız varsa kilo almamanız için de bir neden yok. Hergün iş, okul, alışverişe giderken ayıracağınız bir 30 dakika hem kilo vermenize hem de sağlıklı yaşamanıza destek olacaktır.

Peki Nasıl Beslenelim?
Yağsız et, sebze ve yeteri ölçüde meyve, tam tahıllı ekmek ve unlu mamuller, uygun miktarda kuruyemiş, ağırlıklı olarak zeytinyağlı beslenme, düzenli su tüketimi ve herşeyi mevsiminde tüketmeye özen göstermeliyiz.

  • 5 porsiyon sebze
  • 3 porsiyon meyve
  • 3 porsiyon süt-yoğurt
  • 3 porsiyon et,tavuk,balık,yumurta,kurubaklagil
  • 5-6 porsiyon tam tahıllı unlu mamuller
  • 2-2,5 lt su…. günlük olarak tüketmemiz gereken besinler.

 

Sağlıklı Beslenin, Sağlıklı Yaşayın..

Dyt.Özlem Sert Aydın

Kaynak : ozlemsert.com

Menopozda Nasıl Zayıf Kalınır ?

Menopoz döneminde kadınların en büyük problemi hızla alınan kilolar. Bu kiloların önüne geçmek ise biraz dikkatle mümkün.

Bu dönemde neden kilo alınır?  

“Menopoz döneminde hormon düzeylerindeki değişim metabolizma hızını etkiler ve vücut daha az enerji kullanır. 

Bunun yanı sıra kullanılan bazı ilaçlarda metabolizmayı yavaşlatarak daha da iştah artışına neden olabilmektedir. Bazı kadınlar menopoz öncesinde kilo problemi yaşamasalar bile menopozda birkaç kilo artışının gözlenmesi muhtemeldir.

Menopoz yaşı genellikle kadınlarda emeklilik yaşına da denk geldiği için evde oturmak, daha az hareket yapmak da kilo artışını tetikleyen faktör. Bu dönem kilo verme hızını neredeyse yarı yarıya düşürür. 

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki menopoz dönemindeki kadınlarda tat duyusundaki azalmayla daha çok tatlı yeme eğilimi de görülmektedir.” 

Neler yapılmalı?

“Düzenli bir beslenme programı uygulanmalı, sık sık ve az az beslenmeli, yemeklerdeki yağ oranı azaltılmalı.

Posadan zengin sebze ve meyvelere ağırlık verilmeli, beyaz ekmek yerine kepekli veya çavdar ekmek tercih edilmeli, su tüketimine dikkat edilmeli ve günde en az yarım saat yürüyüş yapılmalıdır.”

Menepoz döneminde sıklıkla rastlanan sağlık problemleri nelerdir?

“Menopozda östrojen düzeyinin azalması ile kalp hastalığı riski yüzde 60 oranında artar ve yüksek kan basıncı görülür. Hızlı kilo artışından dolayı kan bulgularında özellikle şeker seviyesinde düzensizlikler görülebilir. 

Yine hormonal değişimin etkisiyle metabolizmayı etkileyen tiroid hormonunun salgılanmasında problemler yaşanabilir. Bu nedenle bu dönemi sağlıklı ve rahat geçirebilmek için düzenli aralıklarla kan tahlillerinin yapılmasını önerilir. 

Menopozda östrojen düzeyinde azalmayla kemiklerinden kalsiyum kaybı hızlanır. Bu nedenle kalsiyum gereksinmesinde artış gözlenir. Menopoz öncesi günlük 1000 mg kalsiyum gereksinimi bu dönemde 1500 mg’a kadar çıkar.” 

Menopoz döneminde hangi yiyecekler dikkatli tüketilmeli?
“Günde 500 ml yağsız süt veya iki kase yağsız yoğurt tüketilmelidir.Kahve, alkol ve aşırı baharatlı yiyeceklerin sıcak basmasını artırmasından dolayı sakınılmalıdır. Onların yerine açık çay veya bitki çaylarından özellikle ısırgan, adaçayı, ıhlamur, biberiyeden destek alınmalıdır. 

Günde 2 lt su içilmelidir. Kafeinin kalsiyumu bağlamasından dolayı kafeinli içeceklerden uzak durulmalıdır. 

Tuz tüketimi azaltılmalı, yemekleri tatlandırmak için baharat veya sodyumu azaltılmış tuz kullanılmalıdır. Tuz hem vücutta ödem yapar hem de idrarla kalsiyum atımını hızlandırır. 

Sebze ve meyveler lifli yiyecekler olduğu için tüketimi artırılmalıdır. Günde üç porsiyon meyve ve altı-sekiz porsiyon sebze tüketilmelidir.

Yağlı balıklar, fındık, badem, ceviz omega-3 yağ asidinden zengin olduğundan beyin ve genel vücut sağlığı için faydalıdır.

Tam tahıllı ürünler ve kurutulmuş meyveler, kuru üzüm, kuru erik de B vitaminlerinden zengindir. Bu dönemde görülen uyku bozuklukları, huzursuzluk, endişe, korku, halsizlik ve sinirlilik gibi belirtiler B vitaminininde eksikliğinin göstergesidir. 

Kuru üzümde bulunan elaidik asit sayesinde de kemik erimesi engellenip, östrojen seviyesi dengede tutulmaktadır.

Meyvelerin çoğu potasyumdan zengin olduğu için vücut su dengesinin sağlanmasına yardımcı olur, beyne oksijen iletiminde, kalp ve diğer kaslarımızın da sağlıklı yapısının korunmasında etkisi bulunur.

Yeşil yapraklı sebzeler, soya filizi, soya fasulyesi, nohut ve nar, vitaminle minerallerden zengin olduğu için beslenmede yer almalıdır. Bunlar östrojenin vücuttaki etkilerini dengeler ve menopozun yarattığı etkilere karşı korur.

Az yağlı süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, beyaz lahana, kurubaklagiller, fındık, susam, badem kalsiyumdan zengin besinlerdir. ” 

Dyt. Özlem Sert Aydın

Kaynak : ozlemsert.com

Kilo Kaybını Hızlandırmak İçin Neler Yapmalıyız?

Metabolizma, vücudun temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gerekli olan ve bir günde hiçbirşey yapmadan harcadığı enerjidir. Metabolizmamızın çalışabilmesi için enerjiye, enerji için de yiyeceklere ihtiyacımız var. Eğer kilo kaybını hızlandırmak istiyorsak metabolizma hızımızın daha aşağısında beslenmeliyiz. Ama metabolizma hızımız düşükse hızlandırmak içinde birkaç noktaya dikkat etmekte fayda var.

Kalsiyum ve D vitamini içerikli yiyecekler tüketin
Gün içerisinde en az 2 öğününüzde kalsiyum ve D vitamini içeren yiyecekler tüketin. Bu 2 besin öğesinin birlikte bulunduğu besin grubu da süt ve türevleri. Kas ve kemik gelişiminin yanı sıra kilo vermeye de yardımcı oluyorlar. Yapılan araştırmalar her gün 3 porsiyon süt  ve süt ürünleri tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre daha az kilo aldıkları, daha çabuk kilo verdiklerini gösteriyor. D vitaminin ise kiloyu korumada etkisi olduğu belirtiliyor.

Bol posa alın
Günde en az 20 gram posa almaya çalışın. Posalı yiyecekler tokluk hissini artırırken kilo vermeye de destek oluyorlar. Örneğin 1 orta boy elma yiyerek 3.3gr, 12 adet  kiraz yiyerek 1.5gr, 1 orta boy armutla 5.1gr, 100gr. ıspanakla 2.2gr, 100gr. nohutla 6.2 gr posa almış oluyoruz

Faydalı yağlardan destek alın
Fındık, avakado, balık, ceviz, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, keten tohumu omega-3 ve omega-6 dan zengin besinlerdir. Günde toplamda 4 porsiyon kadar tüketilmesi sağlıklı bir beslenme örüntüsü için gereklidir. Yağlı besinlerin tokluk hissini artırdığı artık bilinen bir gerçek. Yapılan araştırmalar hergün omega-3 den zengin besinler tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre açlık hislerinin daha az olduğu ve kilo vermeyi hızlandırdığı yönünde.

Hergün en az 2lt. su tüketin 
Su tüketimi kilo kaybını üç şekilde sağlamaktadır. Birincisi su yediğimiz yiyeceklerin sindirilmesi için gereklidir, sağlık problemi olmayan ve  2lt.den az su tüketenlerin kilo kaybı daha az olmaktadır. İkincisi ise su eklem hareketlerini kolaylaştırdığı için kilo vermeyi hızlandırır. Üçüncüsü ise fazla ödemin atılmasını sağladığından total kiloyu etkileyecektir.

 

Düzenli yeşil çay için
En çok yeşil çayda bulunan kateşin adı verilen antioksidan maddenin kilo kaybını hızlandırdığı ve özellikle bayanların en büyük problemi olan karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı araştırmalarca desteklenmekte. Ayrıca yeşil çayın metabolizmayı da hızlandırdığı bilinen bir gerçek.  Günde 2-3 fincan yeşil çay tüketmeyi unutmayın. Eğer tansiyon veya mide sorununuz yoksa içerisine ekleyeceğiniz limon suyu da kateşinin etkisini artıracak, böylelikle kilo kaybını da hızlandıracaktır.

Yemeğe önce salata ile başlayın
Çok az yağ ilave edilmiş salata ile öğüne başlamak tokluk hissinizi artıracağından diğer yemekleri daha az yemenize neden olacaktır. Böylelikle ekstra kalori alımını da azaltacaktır.

Yemeklerinizi baharatlandırın
Acı baharatların metabolizmayı hızlandırması kilo kaybınızı etkileyecektir. Her gün bir tatlı kaşığı kadar tüketilen kırmızı biber metabolizmayı %23 artırmaktadır.

 

 

Dyt. Özlem Sert Aydın
Kaynak : ozlemsert.com

Yaza formda girmek ve kilomuzu korumak için Gİ diyeti

 

Zayıflama programı uygularken nasıl bir diyet uyguladığımız önemli. Hem etkili hem de kalıcı bir sonuç için besinlerin biyokimyasal etkilerini iyi bilmek gerekiyor.

Halen uygulanmakta olan tek tip besine dayalı programlar kilo kaybından ziyade ciddi sağlık problemleri de yaratabilmekte.

Yaza formda girmek adına sağlığınızdan da olmayın. Kilo verirken biyokimyasal bulgularınızın düzenli olması kilo kaybınızı etkileyen en önemli etken. Zayıflama diyetine başlamadan önce sağlık kontrolünden de geçmeliyiz.

Günümüzde birçok diyet programı var ve illaki kilo veriyoruz ama malesef verilen kiloların %90’ı geri alınabilmekte. Bu nedenle kalıcı bir sonuç için G.I. (GLİSEMİK iNDEKS) Diyeti en etkili çözüm. Hem kendinizi daha tok ve sağlıklı hissediyorsunuz hemde bütün sevdiğiniz yiyeceklerden mahrum kalmadan zayıflıyorsunuz. Yani yiyerek zayıflıyorusunuz ama burada önemli olan yediğiniz yiyeceğin yanındaki besinler de önemli.

G.İ.(Glisemik indeks) bir besinin kan şekerinizi yükselteme etkisidir, yüksek Gİ besinleri hızla kana karıştığı için hem tokluk hissiniz oluşmayacak böylelikle daha fazla yeme ihtiyacı hissedeceksiniz hem de yediğiniz yiyeceklerin yağa dönüşümünü de hızlandıracaksınız.  Yani Gİ diyetinin temeli kan şekerinizi hızlı yükseltmeyen yiyeceklere göre ayarlanmakta, bunlar neler; sebze,meyve, kuruyemişler, kurubaklagiller, tam tahilli ürünler, az yağlı süt ve ürünleri ve et,balık.. hem besleyici hemde sağlıklı seçenekler ama bu demek değil ki asla tatlı ve hamur işi yiyemeyeğiz, hayır bu besinleri de uygun bir örüntüde tüketebiliriz.

Yüksek Gİ besinleri ise;  sofra şekeri, beyaz ekmek, beyaz unlu tatlı, kek, pasta, kurabiye, pirinç, nişastalı besinler olarak sayabiliriz. Mesela yaptığımız bir yemeğe beyaz un ve şeker girdiğinde  Gİ değeri de yükselmekte.

Bu diyetin en önemli kuralı da asla aç kalmamalısınız, uzun süre aç kalmak  kan şekerinizin düşmesine sonrasında daha fazla yemek yemeğe ve yediğiniz yiyeceklerin de yağa dönüşmesi demek. Burada kendinizi diyabet hastası gibi hissedip sık sık mümkünse 2 saatte bir besleneceğiz. 
Nereden başlayalım;

1.Sağlıklı beslenme programı oluşturun;
Bütün besinlerden ihtiyacınız ölçüsünde beslenin, bu nedenle neyi ne kadar ve ne sıklıkla yediğinizin farkında olun.  Bütün besinlerin farkli Gİ değerleri vardır, yaklaşık değerlerini öğrenin. Örneğin; toz şeker 65, bal 58, elma 38, muz 62, kuru üzüm 64, beyaz ekmek 70, çavdar ekmeği 41, pirinç 87, bulgur 48 Gİ değerine sahiptir, 55 ve alti olan besinleri tercih edin.
Mümkün olduğu kadar hergün aynı zamanlarda yemek yiyin.
Sağlıklı atıştırmalık yiyecekleri yanınızda bulundurun ki açlık hissiniz oluşmasın.
Et ve süt ürünleri besleyici olmalarının yanında doymuş yağ oranları da yüksektir, et ürünlerini ızgara, fırın, haşlama, süt ürünlerini ise light tüketmeye çalışın.
Her öğünde Gİ değeri düşük olan salata veya sebzelerden tüketelim.

2.Kahvaltıyı atlamayın;
Evde veya dışarıda kahvaltı ile güne başlayın. Kahvaltı yapan kişilerin gün boyu daha enerjik oldukları ve kan şekerlerinin daha düzenli salgılandığı artık bilinen bir gerçek. Kahvaltı yapmak forma girmek için diyetinizin altın kuralı, yapmadığınızda kilo vermeyi de zorlaştırıyorsunuz.

3.Öğle ve akşam neler yiyelim;
Gün ortasında proteinden zengin bir yiyecek tüketmek hem tokluk hissinizin artmasına hemde yağ yakımınızı hızlandırmaya yardımcı olacaktır. Tabi yanında ne yediğiniz de önemli, mevsim salatası en uygun seçenek olacaktır.
Akşam yemekleri aile ile birlikte geçirilen en önemli zaman dilimi ama malesef en fazla kalori alınan da öğün olmakta. Bu öğünü mümkün olduğu kadar hep aynı saatlerde ve belli bir surede tüketmeliyiz. Kırmızı et yerine balık, tavuk, kurubaklagiller yanında salata veya sebze yemeği ile birlikte pilav makarna yerine kepekli, tahıllı ekmekler daha sağlıklı bir seçenek olacaktır.

4.Yemek yaparken 5 kurala dikkat edin;
*Kullandığınız yağ,tuz ve şeker miktarını azaltın.
*Yemeklere, çorbalara krema kullanmayın veya kullanacaksanız yağ ilave etmeyin.
*Sebze yemeklerini etsiz veya et ilave ediyorsanız et miktarını azaltın veya soya eti kullanın.
*Süt yoğurt grubunu light tercih edin böylelikle daha az yağ almış olursunuz.
*Sağlıklı pişirme teknikleri uygulayın, kızartma asla tüketmeyin.

5.Arada bir kendinizi şımartın;
Tatlı, makarna, pilav, pizza veya mantı vazgeçemeyeğimiz ama miktarını ve sıklığını uygun tüketirsek çokda sakınca yaratmayacak yiyecekler. Ama bilinmeli ki her bir porsiyonu size “ekstra” olarak geri dönecek. Bu nedenle hamur işlerini kendinize ödül olarak ve bir öğününüzün yerine haftada 1 maksimum 2 kez verebilirsiniz. Yapmanız gereken beraberinde ve sonrasında süt, yoğurt veya ayran grubundan destek almak ki kan şekeriniz çok hızlı yükselmesin. Eğer canınız tatlı çekiyorsa küçük bir porsiyon alın hatta mümkünse sütlü veya light tatlıları tercih edin. Eğer makarna, pilav, pizza ise kepekli olanları da gayet lezzetli olabilmekte, yok beyaz unlu olanları tercih ediyorsanız yanında bol salata ile tüketin Gİ değeri çok yükselmesin.

6.Meyveler masum seçenekler değillerdir. Eğer miktarını artırırsanız bilinki vücutta baklava ile aynı etkiyi yapacak, Gİ değerleri yükselecektir. Meyveleri yemekten sonra değil ara öğünlerde ve 1 porsiyon tüketin.

7.Yaz sıcaklarında serinlemek için asitli içecekler veya meyve suyu yerine maden suyu, ayran, şekersiz veya az şekerli,tatlandırıcılı limonata, buzlu çay tercih edebilirsiniz.

8.Kilo kaybınız oldukça yeni bir beslenme programına da ihtiyacınız olabilir, diyetisyeninizle görüşüp yeni bir program düzenleyin. Sürekli aynı programı uygulamanız da kilo kaybınızı yavaşlatacaktır

 

Dyt. Özlem Sert Aydın
Kaynak : ozlemsert.com

Yaz Aylarında Diyet

Havaların ısınmaya başlamasıyla birlikte birçok kişi kış aylarında alınan kiloları vermek için zayıflama diyetlerine başlar. Peki bu süreçte nelere dikkat etmeliyiz…

Yaz mevsimi geldiğine çoğu kişi psikolojik olarak kışın alınan kiloları verme telaşına düşüp, ya dergi, gazete ya da internet sitelerinde bulunan mucize olarak adlandırılan şok diyetleri uygulamaya başlar. Evet çoğu kişide birkaç kilo gider  ama giden su veya proteinden yetersiz bir programsa kas kaybı olacaktır ve kişi kilo verdiğini sanır. Sonrasında fazlasıyla kiloları geri alma riski vardır. Bununla beraber mucize diyet adı altındaki diyetlerin kalori toplamı da çok düşük olduğu için kişide bir süre sonra metabolik direnç görülebilir. 

Yani kişi sonrasında ne kadar diyet yaparsa yapsın eskisine nazaran daha az kilo verecektir çünkü vücut daha az kalori harcayacaktır. Bu da yaz mevsiminde bilinçsizce yapılan zayıflama diyetlerinin ardından kilo alınacağı anlamına gelmektedir.

Bu nedenle kişi kendi vücut yapısına, yaşına hatta kan bulgularına uygun, diyetisyen tarafından hazırlanan bir zayıflama programını uygulamalı, amacı kısa süreli kilo kaybı değil bir yaşam şekli olmalıdır.

Yaz aylarında uygulanacak en ideal beslenme şekli Akdeniz tarzı beslenmedir. Her öğünde mevsim sebzeleri salata yada yemek olarak tüketilmelidir. Sebzeleri az yağlı veya ızgara sebze olarak tercih edebiliriz. Ara öğünlerde de yine mevsim meyveleri tercih edilmelidir. Bol miktarda sebze ve ihtiyacınız ölçüsünde meyve tüketin.

Haftada bir kez kırmızı et, en az iki kez balık, ağırlıklı olarak beyaz et tüketin. Et tercihlerinizi de ızgara veya fırında pişirme yöntemleriyle az yağlı olarak tercih edin. 

Haftada iki kez kurubaklagiller; barbunya,nohut,yeşil mercimek,kuru fasulye, iki-üç kez yumurta ve her gün iki kase kadar yoğurt veya süt ve 10-15 adet fındık, badem veya ceviz tüketmeliyiz.

Havaların ısınması ile vücut yüzey ısımızın artmasıyla ve sıvı tüketimine de ihtiyacımız artacaktır, bu nedenle günde en az 1.5-2 lt su içilmelidir. Unutulmamalıdır ki içilen çay, kahve, meyve suyu su yerine geçmemektedir.

Alkol ve kafeinli içeceklerden mümkün olduğu kadar uzak durulmalı, yerine rahatlatıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici, soğuk olarak da tüketilebilen bitki çaylarından yada soda,ayran ve meyve suyundan destek alınmalıdır. Alkol tercihimizi ise uygun miktarda şaraptan yana kullanmak daha masum bir seçenek olacaktır.

Glisemik indeksi yüksek besinler (yani bir besinin kan şekerini yükseltme etkisi) hem açlık hissinizi artıracak, hem de kilo vermeyi zorlaştıracaktır. Kilo verme sürecinde beslenmenizde kompleks karbonhidratlara daha fazla yer verin. Beyaz ekmek yerine kepekli, tahıllı ekmek, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı veya kısır tercih edin.

 Kızartmalar, aşırı yağlı gıdalar, sakatatlardan uzak durun. Margarin ve tereyağ gibi doymuş yağlardan sakının, sıvı yağlarla yemeklerinizi pişirin. Salatalara ve yemeklere piştikten sonra çok az zeytinyağı ilave etmek de faydalı olacaktır.

Tatlı olarak sütlü tatlıları tercih edin ama uygun miktarda dikkatli tüketin.

Tuz tüketiminize dikkat edin aşırı tuzlu yiyecekler yaz mevsiminde ödem miktarını artıracağından yağdan kilo verseniz de total kilonuzu etkileyecektir.

Yaz aylarında ağır yemekli öğünlerden kaçının ve yemeklerinizi çok geç saatlere bırakmayın, mümkün olduğu kadar fiziksel aktivitenizi artırın ve uyku düzeninize dikkat edin.  5 saatten az 8 saatten fazla uyku metabolizmayı yavaşlatabilmektedir.

 

Dyt. Özlem Sert Aydın
Kaynak : ozlemsert.com

Zayıflarken Sağlığınızdan Olmayın

Zayıflama diyeti uygularken nasıl bir program uyguladığımız önemli. Hem etkili hem de kalıcı bir sonuç için besinlerin biyokimyasal etkilerini iyi bilmek gerekiyor.

Halen uygulanmakta olan tek tip besine dayalı programlar kilo kaybından ziyade ciddi sağlık problemleri de yaratabilmekte. Kilo verirken biyokimyasal bulgularınızın düzenli olması kilo kaybınızı etkileyen en önemli etken. Zayıflama diyetine başlamadan önce sağlık kontrolünden de geçmeliyiz.

Günümüzde birçok diyet programı var ve illaki kilo veriyoruz ama malesef verilen kiloların %90’ı geri alınabilmekte. Peki biz nereden başlayalım; 

1.Sağlıklı beslenme programı oluşturun;
Bütün besinlerden ihtiyacınız ölçüsünde beslenin, bu nedenle neyi ne kadar ve ne sıklıkla yediğinizin farkında olun.  

Mümkün olduğu kadar hergün aynı zamanlarda yemek yiyin.
Sağlıklı atıştırmalık yiyecekleri yanınızda bulundurun ki açlık hissiniz oluşmasın.

Et ve süt ürünleri besleyici olmalarının yanında doymuş yağ oranları da yüksektir, et ürünlerini ızgara, fırın, haşlama, süt ürünlerini ise light tüketmeye çalışın.

Her öğünde salata veya sebze yemeği tüketelim.

2.Kahvaltıyı atlamayın;
Evde veya dışarıda kahvaltı ile güne başlayın. Kahvaltı yapan kişilerin gün boyu daha enerjik oldukları ve kan şekerlerinin daha düzenli salgılandığı artık bilinen bir gerçek. Kahvaltı yapmak forma girmek için diyetinizin altın kuralı, yapmadığınızda kilo vermeyi de zorlaştırıyorsunuz.

3.Az ve sık sık beslenmek gerçekten önemli; uzun süre aç kalmak  kan şekerinizin düşmesine sonrasında daha fazla yemek yemeğe ve yediğiniz yiyeceklerin de yağa dönüşmesi demek, mümkünse 2 saatte bir besleneceğiz. 

4.Öğle ve akşam neler yiyelim;
Gün ortasında proteinden zengin bir yiyecek tüketmek hem tokluk hissinizin artmasına hem de yağ yakımınızı hızlandırmaya yardımcı olacaktır. Tabi yanında ne yediğiniz de önemli, mevsim salatası en uygun seçenek olacaktır.

Akşam yemekleri malesef en fazla kalori alınan öğün olmakta. Bu öğünü mümkün olduğu kadar hep aynı saatlerde ve belli bir sürede tüketmeliyiz. Kırmızı et yerine balık, tavuk veya kurubaklagiller yanında salata veya sebze yemeği ile birlikte tüketelim. Eğer pilav veya makarna yemek istiyorsak  kepekli makarna veya bulgur pilavını tercih edelim, beyaz ekmek yerine de  tahıllı, tam buğday ekmekler daha sağlıklı bir seçenek olacaktır.

5.Yemek yaparken 5 kurala dikkat edin;
*Kullandığınız yağ, tuz ve şeker miktarını azaltın.
*Yemeklere, çorbalara, salatalara krema ve mayonez kullanmayın veya kullanacaksanız yağ ilave etmeyin.
*Sebze yemeklerine et ilave ediyorsanız et miktarını azaltın veya soya eti kullanın.
*Süt yoğurt grubunu az yağlı tercih edin böylelikle daha az yağ almış olursunuz.
*Sağlıklı pişirme teknikleri uygulayın, kızartma asla tüketmeyin.

6.Meyveleri sınırsız yemeniz malesef mümkün değil çünkü masum seçenekler değiller. Eğer miktarını artırırsanız bilin ki kilo artışını tetikleyecektir. Meyveleri yemekten sonra değil ara öğünlerde ve 1 porsiyon tüketin.

7. İçecek olarak asitli içecekler veya meyve suyu yerine maden suyu, ayran, şekersiz veya az şekerli,tatlandırıcılı limonata, buzlu çay tercih edebilirsiniz.

8.Kilo kaybınız oldukça yeni bir beslenme programına da ihtiyacınız olabilir, diyetisyeninizle görüşüp yeni bir program düzenleyin. Sürekli aynı programı uygulamanız da kilo kaybınızı yavaşlatacaktır.

 

Sağlıklı Beslenin, Sağlıklı Yaşayın..

Dyt.Özlem Sert Aydın

Kaynak : ozlemsert.com

 

 GENEL KALORİ CETVELİ

TAHILLAR BİRİM KALORİ
1 dilim kepekli ekmek 28 gr 60
1 dilim kepekli ekmek 28 gr 60
1 dilim kızarmış ekmek 15 gr 35
1 adet kruasan 200 gr 200
Bisküvi 100 gr 470
Mercimek (kuru) 100 gr 314
Arpa (kuru) 100 gr 367
Bulgur (kuru) 100 gr 371
Kuskus (kuru) 100 gr 367
Mısır (kuru) 100 gr 342
Buğday (kuru) 100 gr 364
Susam 100 gr 589
Makarna (kuru) 100 gr 339
Makarna (haşlanmış) 100 gr 85
Pirinç (kuru) 100 gr 357
Pirinç (haşlanmış) 100 gr 125

 

SÜT ve YUMURTA ÜRÜNLERİ BİRİM KALORİ
Yoğurt (yağlı) 100 gr 95
Süt (yağlı) 100 gr 68
Yoğurt (yağlı,meyveli) 100 gr 125
Beyaz peynir (yağlı) 100 gr 275
Kaşar peyniri (yağlı) 100 gr 413
Parmesan peyniri (yağlı) 100 gr 440
Yumurta 1 adet 80
Yumurta akı 1 adet 15
Yumurta sarısı 1 adet 65

 

YAĞLAR BİRİM KALORİ
Tereyağı 28 gr 206
Margarin 28 gr 204
Sıvı yağ 28 gr 130

 

ETLER BİRİM KALORİ
Biftek (ızgara) 100 gr 278
Tavuk (ızgara) 100 gr 132
Tavuk göğsü (haşlanmış) 100 gr 150
Kuzu (yağlı, ızgara) 100 gr 282
Kuzu ciğeri (yağda) 100 gr 232
Pastırma 100 gr 250
Salam 100 gr 446
Sosis 100 gr 295
Sucuk 100 gr 452

 

DENİZ ÜRÜNLERİ BİRİM KALORİ
Alabalık 1 adet 168
Midye 1 adet 9
İstiridye 1 adet 6
Karides 1 adet 144
Kalkan 100 gr 193
Levrek 1 adet 93
Palamut 1 adet 168
Somon füme 100 gr 171
Ton balığı 100 gr 121
Uskumru 1 adet 159
Tuzlanmış balık 100 gr 305

 

SEBZELER ve BAKLAGİLLER BİRİM KALORİ
Bakla 100 gr 72
Bamya 100 gr 36
Bezelye 100 gr 84
Börülce 100 gr 127
Asma yaprağı 100 gr 97
Taze biber 100 gr 22
Domates 1 adet 14
Enginar 1 adet 10
Ebegümeci 100 gr 48
Patlıcan 1 adet 28
Taze fasulye 100 gr 90
Brokoli 100 gr 35
Brüksel lahanası 100 gr 35
Kabak 100 gr 25
Havuç 100 gr 35
Karnabahar 100 gr 32
Kereviz 100 gr 18
Kıvırcık salata 100 gr 40
Salatalık 1 adet 11
Marul 100 gr 15
Mantar 100 gr 14
Soğan 100 gr 35
Bezelye 100 gr 89
Patates (haşlama) 100 gr 100
Ispanak 100 gr 26
Lahana 100 gr 20

 

KURUYEMİŞLER BİRİM KALORİ
Badem 100 gr 600
Hindistancevizi 100 gr 603
Fındık 100 gr 650
Fıstık 100 gr 560
Çam fıstığı 100 gr 600
Ceviz 100 gr 549
Patlamış mısır 100 gr 478
Kabak çekirdeği 100 gr 571
Ay çekirdeği 100 gr 578

 

MEYVELER BİRİM KALORİ
Elma 1 adet 60
Kayısı 1 adet 8
muz 1 adet 100
Kiraz 100 gr 40
Hurma 1 adet 15
İncir 100 gr 41
İncir (kuru) 100 gr 59
Greyfurt 1 adet 60
Portakal 1 adet 50
Kivi 1 adet 34
Mandalina 1 adet 50
Karpuz 100 gr 19
Kavun 100 gr 18
Şeftali 1 adet 60
Armut 1 adet 70
Erik 1 adet 8
Üzüm 100 gr 57
Çilek 100 gr 26

 

Ramazanda kilo vermek mümkün mü?

Beslenme tipi ile saatlerinin değişmesi ve günlük hareketlerin azalması nedeniyle kilo almak kaçınılmaz hale geliyor…

AHT muhabiri Muhammed Dursun’un haberi / Konya

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nihan Ortaç,ramazanda sağlıklı bir şekilde kilo verileceğini vurgulayarak “Öncelikle bir uzmandan yardım alınmalıdır, İftardan açıldıktan sonra 2,5 litre su içilmelidir. Ramazanda protein eksikliğinden kas kayıpları çok olduğundaniftarda tahıllı yiyecekler yenilmelidir” dedi. 

Ortaç, sahurda proteini yüksek, yağdan fakir ve kompleks karbonhidratlar içeren bir menü tüketilmesi gerektiğini, sahur sonrasında tekrar uyuduğumuz için vücudumuzun yağ depolamasının artmasını engellemek adına çok yağlı gıdalardan oldukça uzak durulması gerektiğini de söyledi.

Ortaç, “Sahurda süt, peynir, yumurta, zeytin, domates, salatalık, mevsim yeşillikleri, taze meyveler ya da bu meyvelerden yapılmış kompostolar, kepekli ya da tam tahıllı ekmek ve ayran gibi besinlerden oluşan bir kahvaltı yapmak en doğru seçim olacaktır. İftarda porsiyonları küçülterek az ve sık sık yemek yenmelidir. Sahurdan sonra 1 saat yürüyüş yapılmalıdır. Oruç sıvı yiyeceklerle açılmalıdır, sıvı yiyecekleri tükettikten 10-20 dakika ara sonra diğer gıdalar yenilmelidir. Hurma, incir, kayısı kuru gibi kan şekerini yavaş yükselten ve hemen düşürmeyen iyi karbonhidratlar tüketilmelidir” dedi.

Ortaç, “Sahurda mutlaka bir şey yenilmeli, çünkü vücudumuz 16 saat aç ve susuz kaldığından metabolizma yavaşlar. Ayrıca vücudumuzu iftarda aşırı yağlı yiyeceklere maruz bırakmamalıyız” diye de sözlerine ekledi.

 

Kategoriler
Yandex.Metrica