Posts Tagged ‘kalmak’

Ramazanda kilo vermek mümkün mü?

Beslenme tipi ile saatlerinin değişmesi ve günlük hareketlerin azalması nedeniyle kilo almak kaçınılmaz hale geliyor…

AHT muhabiri Muhammed Dursun’un haberi / Konya

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nihan Ortaç,ramazanda sağlıklı bir şekilde kilo verileceğini vurgulayarak “Öncelikle bir uzmandan yardım alınmalıdır, İftardan açıldıktan sonra 2,5 litre su içilmelidir. Ramazanda protein eksikliğinden kas kayıpları çok olduğundaniftarda tahıllı yiyecekler yenilmelidir” dedi. 

Ortaç, sahurda proteini yüksek, yağdan fakir ve kompleks karbonhidratlar içeren bir menü tüketilmesi gerektiğini, sahur sonrasında tekrar uyuduğumuz için vücudumuzun yağ depolamasının artmasını engellemek adına çok yağlı gıdalardan oldukça uzak durulması gerektiğini de söyledi.

Ortaç, “Sahurda süt, peynir, yumurta, zeytin, domates, salatalık, mevsim yeşillikleri, taze meyveler ya da bu meyvelerden yapılmış kompostolar, kepekli ya da tam tahıllı ekmek ve ayran gibi besinlerden oluşan bir kahvaltı yapmak en doğru seçim olacaktır. İftarda porsiyonları küçülterek az ve sık sık yemek yenmelidir. Sahurdan sonra 1 saat yürüyüş yapılmalıdır. Oruç sıvı yiyeceklerle açılmalıdır, sıvı yiyecekleri tükettikten 10-20 dakika ara sonra diğer gıdalar yenilmelidir. Hurma, incir, kayısı kuru gibi kan şekerini yavaş yükselten ve hemen düşürmeyen iyi karbonhidratlar tüketilmelidir” dedi.

Ortaç, “Sahurda mutlaka bir şey yenilmeli, çünkü vücudumuz 16 saat aç ve susuz kaldığından metabolizma yavaşlar. Ayrıca vücudumuzu iftarda aşırı yağlı yiyeceklere maruz bırakmamalıyız” diye de sözlerine ekledi.

 

 
Uzman görüşleriyle ay ay hamilelik…
Hamile kalmadan önce yapılması gerekenler…
Gebelikte dengeli beslenme ve spor…
Doğum sonrası loğusalık…
Az kilo alarak, formda bir hamilelik süreci geçiren
Ebru Şallı’nın hamileliği boyunca kendi uyguladığı beslenme ve egzersiz programı

“Hamile olduğumu öğrendiğim günden, bebeğimi kucağıma aldığım güne kadar yaşadığım hamilelik süreci, pek çok anne adayının yaşadıklarına göre oldukça sıra dışıydı. Kendi sağlığımı ve bebeğimin sağlığını koruyarak az kilo almayı, formda bir hamilelik geçirmeyi başarmıştım. Bunun mucizevi bir sırrı da yoktu üstelik. İşte bu kitapta sizlere birebir uyguladığım beslenme ve egzersiz programını anlattım,
ayrıca ufak güzellik sırlarımı da paylaşmak istedim. Kitapta ayrıca uzman görüşlerine ve hamileliğin her ayına ilişkin bilgilere de yer verdim.”
•    Gebeliğin ilk belirtileri
•    Gebelik testleri
•    Bulantılarla başa çıkma
•    Yapay döllenme yöntemleri
•    Doğum tarihini hesaplamak
•    Gaz sıkıntısını nasıl azaltırsınız?
•    Gebeliğe bağlı şeker hastalığı
•    Gebelikte depresyon
•    Gebelikte cinsellik
•    El ve ayaklarda şişme ve varis 
•    Uykusuzluk probleminden kurtulmak için
•    Gebelikte neler yasak
•    Kozmetik kullanımı
•    Eşinizi baba olmaya nasıl hazırlarsınız?
•    Hamilelikte ağız ve diş sağlığı
•    Hamile giysileri
•    Normal doğum mu, sezaryen mi?

Kaynak : ebrusallistore.com

 

Diyetisyen Taylan Kümeli’nin özel Ramazan diyeti

* Sahurda (Kahvaltı yerine)
1. Seçenek:
Yağsız kepekli tost (İki dilim light ekmek ve bir kibrit kutusu peynir)

2. Seçenek: Bir su bardağı ayran veya diyet süt, domates, salatalık, maydanoz. Yatarken bir porsiyon meyve (muz, incir, üzüm ve kavun hariç)
3. Seçenek: Doyana kadar, bir yemek kaşığı sıvı yağla yapılmış sebze yemeği, salata, 200 gr diyet yoğurt ve bir dilim kepekli ekmek
4. Seçenek: Altı yemek kaşığı pilav, makarna, salata, 200 gr diyet yoğurt (haftada bir iki kez bu mönüyü uygulayabilirsiniz.)

* İftar saatinde (öğlen yemeği yerine) Bir su bardağı su ile orucu açın. Bir orta boy pideyi sekiz dilime bölüp, bir dilimini alın. Bir kibrit kutusu peynir, iki dilim hindi pastırma ve bir adet zeytin yenilebilir. Ardından bir kâse çorba, doyma hissi yoksa, bir kâse daha içilebilir. İftarı dışarıda yapıyorsanız, küçük porsiyonlar halinde ikram edilenlerden alınabilir.

* İki saat sonra (akşam yemeği yerine)
1. hafta:
Doyana kadar etli ya da etsiz sebze yemeği ve 200 gr yoğurt.

2. hafta: İki gün; doyana kadar sebze yemeği ve 200 gr diyet yoğurt. Üç gün; 100 gr ızgara et, tavuk, köfte ya da ton balığını tercih edin, yanında salata olsun. Bir gün; bir yumurtalı menemen veya ıspanaklı omlet hazırlayabilirsiniz, yanında 100 gr diyet yoğurt. Bir diğer gün; sekiz yemek kaşığı barbunya, yeşil mercimek, nohut, kuru fasulye gibi bir yemeğin yanında salata ve 100 gr diyet yoğurt.
3. hafta: 2. hafta gibi olacak.
4. hafta: 2. hafta gibi olacak.

* İki saat sonra Yarım paket bisküvi veya bir porsiyon meyve ve bir adet diyet bisküvi.
Veya masum bir tatlı:
1.
Elma tatlısı: Bir orta boy elmanın kabuklarını soyduktan sonra ortadan ikiye bölün ve üzerine tarçın serpip fırınlayın, piştikten sonra üzerine bir tatlı kaşığı ceviz serpip, bir top diyet dondurma koyup afiyetle yiyin.

2. Diyet sütlü güllaç: Diyet sütü ısıtıp, bir börek dilimi kadar güllaç yiyebilirsiniz.
3. Diyet sütlü muhallebi
4. Üç top diyet dondurma
5. Bir kâse diyet sütle yapılmış diyet puding
6. Bir kâse meyve salatası (bir kivi, elma, armut, ananas, bir top diyet dondurma)

 

Ramazan’da Kilo Vermek Mümkün…

Beslenme alışkanlığının değişmesiyle birlikte Ramazan’da kilo artışına sıkça rastlanıyor. Ancak bilinçli bir beslenme programı ile ideal kiloyu korumak hatta zayıflamak mümkün.

Medical Park Bahçelievler Hastanesi Uzmanları, sağlıklı bir Ramazan için ihtiyaç duyulan ipuçlarını belirtti.

RAMAZAN’DA DİYET YAPILIR MI?
Ramazan öncesi diyete başlayanların oruç tutarken de kilo vermeye devam edebileceklerini belirten Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Fatih Beşışık, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ramazan’da açlığa karşı vücut yağlarını daha etkin olarak kullanır. Bunun sonucunda da bazal metabolizma yavaşlar. Bu nedenle Ramazan dışındaki diyeti taklit etmeli ve aşırılıklardan kaçınılmalıdır. Ramazan’ın psikolojik, sosyal ve inanç boyutu ile kilo verme için iyi bir başlangıç olabilir. Fazla kilolu kişiler için Ramazan eşsiz bir fırsattır. Hafif fizik aktivite ile zenginleştirilmiş, doktor gözetiminde dengeli bir diyet, Ramazan’da yaşam şeklini değiştirmek için uygun ortamı hazırlar.”

 


KALP HASTALARI ORUÇ TUTAR MI? TEHLİKELİ BELİRTİLER NELERDİR?
Medical Park Bahçelievler Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İsmet Dindar, hastaların oruç tutma kararını etkileyen faktörleri belirtti:
“Şeker ve kalp hastaları oruç tutma kararı verirken mutlaka doktor kontrolünden geçmeli. Sürekli ve değişik zamanlarda ilaç kullanma gerekliliği, uzun süren açlık dönemlerinin etkileri, ciddi bir diyet uygulanmasının yaşamsal önemi nedeni ile şeker hastaları bu kararı verirken daha dikkatli olmalı. İlaç kullanmak zorunda olan hastalar için ise ilaçların dozajı ve sıklığı doktoru tarafından değerlendirildikten sonra oruç tutma kararı verilebilir.”

Dindar, oruç tutan hastalarda ortaya çıkabilecek riskli tabloyu belirtti:
“Oruç tutan kalp hastalarında göğüs ağrısı, nefes darlığında artış, ciddi aritmiler, baş dönmeleri ve bayılmaya kadar varan ataklar varsa mutlaka orucunu bozmalı ve doktoruna başvurmalı.”

 



10 SORUDA İDEAL İFTAR SOFRASI
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme Uzmanı Emel Unutmaz, Ramazan’da beslenme ile ilgili sıkça gündeme gelen 10 soruyu yanıtladı:

1- Hangi yiyecekler tercih edilmeli?
Kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olmayacak, uzun sürede sindirilecek, tokluk hissini uzun tutacak besinler seçilmeli. Örneğin; kompleks karbonhidratlar, posadan zengin besinler; kepekli ekmek, baklagiller, sebze ve meyveler tercih edilmeli.

2- Sık rastlanan sorunlardan biri halsizlik. Enerjiyi artırmak için ne yapılmalı?
Hurma, lif, potasyum ve magnezyumdan zengin iyi bir karbonhidrat kaynağıdır. Yine fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişler sağlıklı protein ve enerji kaynaklarıdır.

3- Hangi besinlerden uzak durmalıyız?
Şeker, beyaz un ve unlu gıdalar gibi rafine karbonhidratlardan, aşırı yağlı gıdalardan, kızartılarak pişirilen, sindirim sistemini yoran ağır yemeklerden kaçınmalı. Kafeinli içecekler, idrar söktürücü olduğu için vücudun susuz kalmasına neden olabilir.

4- Mide yakınmalarını önlemek için ne yapılmalı?
Gastrointestinal sistem alışık olduğu ritmin dışına çıktığı için yanma, ekşime, ağrı, şişkinlik gibi mide-barsak yakınmalarının ortaya çıkışını kolaylaştırabilir. Bunun için sindirimi kolaylaştıracak pişirme yöntemleri (Fırın, ızgara, buharda pişirme/haşlama) tercih edilmeli. Çok salçalı, tuzlu yemeklerden ve salamura besinlerden uzak durmalı. Asitli ve kafeinli içeceklerden kaçınmalı, uzak duramıyorsak miktarını sınırlamalı.

5- İdeal öğün sayısı nasıl planlanır?
İftar yemeğinde hazmı kolay besinler, küçük porsiyonlarda ve az miktarlarda tercih edilmeli. Her besin iftar sofrasında tüketilmeye çalışılmamalı. İftar yemeğinde küçük bir ara verilebilir, bu yapılamadığında ise o süre salata ile geçilebilir. Devamında da ana yemek tüketilebilir. Ana yemekten 1.5-2 saat sonra meyve ve iftar sofrasında yenilmediyse yoğurt veya süt ile birlikte 1-2 porsiyon meyve veya bunların yerine nadiren sütlü tatlı/güllaç yenilebilir. Sahura mutlaka kalkılmalı.

6- Gün boyu açlığa karşı sahurda neden yenmeli?
Sahurdan sonra uzun süre aç kalınacağı için kesinlikle atlanmamalı. Tüm gün sürecek olan açlığın olumsuz etkilerini yaşamamak için sindirimi uzun süren, kana geçiş hızı yavaş ve besleyici değeri yüksek besinler tercih edilmelidir. Sahurda; süt, süt ürünleri, peynir, yumurta, sebze ve meyveler ile kepekli ekmek iyi tercihlerdir.

7- Sahurda uykusuz kalmak istemeyenler, pratik bir şekilde nasıl beslenmeli?
1 kepekli tost yanında bir miktar domates salatalık, 5 adet tuzsuz zeytin ve / veya 10 -15 adet fındık yenebilir.

8- Oruç ne ile bozulmalı?
Orucu açarken sıvı gıda tercihi her zaman için daha uygundur. Orucu 1 bardak su ile açtıktan sonra sindirim sistemini yormayacak 1 kase çorba ile yemeğe başlanabilir.

9- Ara öğün nasıl olmalı?
İftar yemeği ile sahur arasına hem 2 öğünde fazla yemek yemeyi engellemek hem de sağlıklı beslenmek için 2-3 ara öğün yerleştirmek gerekir.

10- Ara öğünde neler tavsiye edersiniz?
Süt veya yoğurt, meyve, 10 adet fındık, kepekli ekmek veya grisini, nadiren sütlü tatlılar veya meyve tatlıları olabilir.

Kaynak : www.ntvmsnbc.com


Antep fıstığı zayıflatıyor!

Diyet yaparken belirli miktarda Antep fıstığı tüketilmesinin kilo vermeye yardımcı olduğu tespit edildi.

Alman Aerztezeitung internet sitesinin haberine göre, Kaliforniya üniversitesinde yapılan araştırmada, yüksek besleyici değerlere sahip Antep fıstığının aynı zamanda kilo vermede olumlu etkisi olduğu ortaya çıktı.

Bilim adamları, diyet uygulayan 52 aşırı kilolu hasta üzerinde yaptıkları araştırmada, bir gruba ara öğün olarak 240 kalori değeri olan Antep fıstığı, bir gruba da 220 kalori değeri olan tuzlu bisküvi verdi. 12 hafta süren araştırmanın sonunda, Antep fıstığı yiyen grubun kısa sürede hedeflenen kiloya ulaştığı görüldü. Ayrıca Antep fıstığı verilen grubun trigliserit değerlerinin daha düşük olduğu gözlendi.

Öte yandan ABD’de yapılan diğer bir araştırmada, kabuklu Antep fıstığının, soyulmuşuna oranla daha az miktarda tüketildiği ortaya çıktı. Bir gruba soyulmuş Antep fıstığı, diğer gruba kabuklu Antep fıstığı veren araştırmacılar, kabuklu fıstığın daha az miktarda tüketilerek aynı doygunluğa ulaşıldığını gördü. Bilim adamları, soyulmuş Antep fıstığı kabuklarının görüntüsünün deneklerin daha az yemesine neden olduğunu belirtti. Soyulan kabukların hemen atılması halinde ise deneklerin daha fazla Antep fıstığı yediği görüldü.

British Journal of Nutrition dergisinde yıl başında yayımlanan bir araştırmada da yüksek yağ oranı ile bilinen Antep fıstığındaki yağın bir bölümünün kullanılmadan insan vücudundan atıldığı belirtilmişti.

Kaynak : www.milliyet.com.tr

 

Ramazanda ince kalmanın 10 kuralı!

Birçoğumuz ramazan döneminde zayıflayacağını düşünür ancak metabolizmamızın yavaşlaması nedeniyle çoğumuz kilo alırız. Zayıflamayı başaranlar ise sağlıklı doku olan; kas ve kemikleri kaybedenlerdir.

Beslenme uzmanı Dr. Alp Mamak’ın ramazan döneminde özel 10 basit kuralına dikkat ederek hem kilo verebilir hem de halsizlik ve mide şikayetleri yaşamadan oruç tutabiliriz.

1. 2.5 lt su için: özellikle ramazanda su kaybımız daha belirgin olacak bu nedenle vücudumuz da ödem tutmaya meyil gösterecek; bu nedenle iftarla sahur arası en az 2.5 lt su için; bu suyun 1 bardağı orucu hurma veya zeytinle açtıktan hemen sonra ılık bir ballı limonlu su olmalı ki kan şekerimiz düzenlensin. En az 3 fincanı da rezene çayı olmalı ki mide rahatsızlığı; gaz ve şişkinlik yaşamayalım. Siyah çayın beyindeki susama merkezini baskılayıp bize su içmeyi unutturduğunu da göz önünde bulundurun ve ramazanda siyah çayı kesin veya çok açık olarak 1 ila 2 fincan tüketin. Özellikle Meyan kökü doğal kortizon içerdiğinden sizi destekleyebilir; ılık suyun içine az miktarda meyan kökü ekleyerek; iftar ve sahurda birer çay bardağı içebilirsiniz.

2. Baharatları ramazanda azaltın: Tarçının kan şekeri düzenleme özelliği olduğu için tarçını özellikle kompostolarda kabuk tarçın olarak bolca tüketin ama diğer baharatlar bu dönemde çok uygun olmayacaktır; özellikle acılardan kesinlikle kaçın. Kimyon sindirimi rahatlattığı için az miktarda kimyon ekleyebilirsiniz. Zerdeçal ise safra kesesini desteklediğinden yine az miktarda tüketilebilir ancak diğer baharatlardan kaçınmanızı öneririm.

3. İftarı çorbasız yapmayın, özellikle sıcaklarda oruç tutacağımız bu günlerde sebze çorbaları en önemli besin kaynaklarından biri ve midemize de ilk giren besinlerden olmalı ki sindirimimiz daha rahat olsun. Havanın daha da sıcak olduğu günlerde taze naneli bir yoğurt çorbası da iyi bir seçenek olacaktır.

4. İftar ve sahurda yemekleri yavaş yavaş ve çok çiğneyerek yiyin; doyma hissinin ağzımıza attığımız ilk lokmadan tam 13 dk sonra beyine ulaştığını unutmayın; çorbadan sonra ana yemeğe geçmeden önce en az 3-4 dk ara verin.

5. Sahurda müsli yiyin: Müsli;  sahurda çok doğru bir karbonhidrat seçimi olacaktır; içine bol miktarda taze doğranmış meyve de ekleyin, gününüzün ne kadar rahat geçtiğine şaşıracaksınız.

6. Tatlıyı iftardan en az 2 saat sonra yiyin; haftada 1 den daha sık tatlı tüketmeyin ve tatlıları daha çok sütlü olanlardan; cevizli güllaç, sütlaç tercih edin. Şireli tatlılardan kaçının.

7. Ara öğünlerde bol bol kabuklu meyve tüketin: Kabuklu meyveler hem tokluk hissini arttırıyor hem de vitamin desteği sağlıyor. Bağırsağımızın da daha iyi çalışmasını sağlayan meyveler zaman zaman bol tarçınlı ılık komposto olarak da tüketilmeli ve bu sayede sıvı desteği de sağlamalı.

8. Cevizi unutmayın:Ceviz içi en önemli omega 3 desteklerinden biri ve tokluk hissini arttırıyor. Hem sahur hem de iftarda ara öğünlerde 3’er adet ceviz içi yemeyi unutmayın.

9. Haftada en az bir kez balık yiyin: Balıkta vücudumuzun ihtiyacı olan en önemli yağlar mevcut ve bu yağlar metabolizmamızın hızını da arttırıyor zayıflamayı da kolaylaştırıyor.

10. İftardan 1 saat sonra en az 20 dk yürüyün: ve metabolizma hızını arttırın.

Kaynak : www.milliyet.com.tr

 

Kategoriler
Yandex.Metrica