Posts Tagged ‘kilom’

En İyi Dambıl Egzersiz Hareketleri

 

Source : http://www.passion4profession.net/

 

Sponsor : estetiknedir.com – Türkiye’nin 1 Numaralı Estetik e-Merkezi

Kilonu Kontrol Et Rozetleri

Kilo ile ilgili her beslenme desteği yada tedavi desteği yasal olarak diyetisyenler tarafından yapılmaktadır.Bizler 4 yıl boyunca bunun eğitimini alıyoruz bilimsel araştırmalar yapıp okul bitiminde andımızı içiyoruz. Amaç etik kuralları çerçevesinde bilimsel temellere dayalı doğru tedaviyi uygulamaktır. 

Daha popüler bir konu olduğundan dolayı kilo verme üzerine konumsak istiyorum burada. İnsanların talebini ilgisinin yoğunluğunu düşünürsek kilo verme sektörü büyük bir pastayı teşkil etmektedir. Ve herkes bir şekilde bu pastadan pay kapma çabasına giriyor. 

Yakalarında rozet taşıyan bazı insanlar hakkında yorum yapmak istiyorum. Ben bu insanlardan bazıları ile tanıtsım konutsum hatta toplantılarına bile gittim..amacım nedir ne yapıyorlar öğrenmekti. Gördüğüm tamamen bir hüsrandı. Beslenme bilimi ile ilgisi olmayan kişilerle karsılaştım. 

Ne günlük alınması gereken kalori hesabından haberleri vardı nede 30 gram peynirdeki kalsiyum oranından..Hatta karaciğeri korumak adına ne kadar surede kaçar kilo verilmesi gerektiğini bilmiyorlardı. Amaç belli ürün satışı ve kar etmek,satılan ürün içindeki selenyum miktarının bir kişinin günlük ihtiyacını karşılayıp karşılamayacağı değil.. Tabı ki burada biraz da halkımıza bilinçli olmak düşüyor. Çünkü bu tarz alışverişler hayatın her döneminde kişinin karsısına çıkabilecek bir durumdur. Kişinin son derece dikkatli bilinçli olması büyük önem teşkil etmektedir. 

· Tarhana ve sebzeler (yeşil fasulye, bamya) güneşte kurutulduğunda vitamin değeri azaldığından gölgede kurutulmaları gerekir. · Yoğurdun suyu riboflavin kaynağı olduğundan suyunun dökülmemesi gerekir. 

· Sütlaç ve muhallebi gibi sütlü tatlılara şekeri, inmeye yakın atılmalıdır 

· Yemeğin yağı fazla kavrulmamalıdır, fazla kavrulduğunda yağ yanar, vitamin ve enerji değeri azalır, sağlığa zararlı duruma gelir. Kızartma yağı birden fazla kullanılmamalıdır.ayrıca bitkisel yağlar e vitamininden zengindir fakat her yapılan kızartmada e vitaminin yüzde 11 oranında kayba uğrayacağını da unutmamak gerek. 

· İyi yıkanmamış sebzelerden parazit ve mikroplar vücuda girebildiği için özellikle yeşil yapraklı sebzelerin ıslatma suyuna bir miktar sirke dökülmeli, çok iyi yıkanmalıdır 

· Dondurulmuş sebzeler pişirileceği zaman çözündürülmesi için bekletilmemeli, direk pişirilmelidir aksi halde mikroorganizma faaliyeti hızla artacaktır. 

· Pilav yaparken pirincin sıcak suda bekletilmesi yada kavrulması besin değerini azaltır. 

· Makarnanın haşlama suyunun dökülmesi vitamin kayıplarına sebep olur.  

Kaynak : istanbulgüzellik.com

ŞOK DİYETLERE DİKKAT

Diyet demek eşittir kısıtlama demek değildir. Diyet kişinin ihtiyacı olan besin öğelerinin ve besin gruplarının kişiye YETERLİ VE DENGELİ verilmesi demektir. Çoğu kişi özellikle bayanlar diyet kelimesini duyduğu anda bile ürperirler. Neden ? çünkü popüler magazin kültürü maalesef insanları sıfır beden olmaya itmekte ve bunun bedelininde aç kalınması gerektiğini işlemektedır.. gazetelerde dergilerde televizyonlarda bir sürü diyet listesi görüyorum bende sizler gibi.genelde tek tip besine dayalı diyetler oluyor bunlar.. sizlere 1 haftada 5 kilo verdirmeyi hedefliyorlar.. insana harika dedirtiyor değil mi? çok çekici geliyor 1 haftada 5 kilo.. peki bu 5 kilonun sizlere 10 kilo olarak geri dönmeyeceğinin garantisini veriyorlar mı??? Tabiki de hayır.. isterseniz şöyle anlatayım. Bu tarzda şok diyetler kişi sağlığı üzerinde tehlikeli sorunlara yol açabilir..nasıl mı? Diyet mutlaka kişiye özeldir ..kişinin biyokimyasal , antropometrik ve fızıksel bulgularına gore dıyet hazırlanır diyetin yaklaşık olarak yüzde 30 u yağdan olumsalıdır. Yani sıfır yağ tüketmek kişiyi yağdan kilo verdirtmeyeceği gibi yaglanmasını da arttıracaktır.. sız kilo verdiğınizi sanacaksınız oysakı kaybettıgınız tek agırlık su olacaktır ki unutmayın şişman ınsanların su oranları zaten düşüktür ve hayat kaynagı olan suyunu ıyıce bosaltmaya baslamıs olacaktır. Buda yasam kalıtesını en aşagıya düşürmek demektır bır nevi, eğer aılenızde koroner kalp hastalıgı dıyabet barsak sorunları hıpertansıyon gıbı kronık hastalık oykulerı varsa eger bu tıp sok dıyetlerle sızde bu hastalıklara yakalanma rıskınızı yuzde 50 arttırıyorsunuz demektır Mucize dıye bırsey yoktur..sız bu kıloları nasıl zaman ıcınde aldıysanız vermek ıcınde bellı bır zamana ıhtıyacınız oldugunu unutmamalısınız. kılo kaybı demek yag kaybı demektır vucut suyununzdan yada kasınızdan kaybedıyorsanız bu tamamen yalancı kılo kaybıdır ve sız eskı beslenme programınıza dondugunuz zaman mutlaka su ve kas kaybınıda yag artısı olarak gerı alacaksınız. Insan metabolizması cok akıllı bır sısteme sahıptır..onu kandırmak pekde mumkun degıldır.. şok dıyetlerle vucudunuzu kandırmıyor hatta ve hatta onu uyarmıs oluyorsunuz.. zor gunler gelıyor depo yapma zamanı dedırtıyorsunuz ve vucut yogun bı alcık sonucunda tamamen yag depolamaya endekslı calısıyor..işte bu yuzdendır kı ınsanlar bes kılo verdım on kılo aldım dıye yakınırlar. Bu nedenle sakın ola sarlatan dıyetler dedıgım sok dıyetlerden medet ummayın.bılınkı bu tarz dıyetler sızlere yarar degıl ancak zarar verecektır..

Herkese sağlıklı günler diliyorum..  

Kaynak : istanbulgüzellik.com

ZAYIFLIK VE BESLENME TEDAVİSİ ZAYIFLIK NEDİR ?

Zayıflık vücut ağırlığının boy oranına göre az olmasıdır. Alınan enerji harcanan enerjiden az olduğu durumlarda ortaya çıkan hastalıktır yani bir enerji dengesizliği söz konusudur. Zayıflıkta yağ dokusu miktarı diğer dokulara oranla azdır.Vücuttaki yağ dokuları kullanılır ve daha sonra kas dokuları kullanılarak enerji sağlanır ve alınan enerji az olduğu sürece bu döngü devam eder. Zayıflık klinik gözlemler , boya göre ağırlık durumunun tespiti yani beden kitle indeksi standartlarına göre ve deri kıvrım kalınlığının ölçülmesi ile saptanabilir. Zayıflığın sebepleri;

1. Beslenme ile alınan enerjinin harcanan enerjiden az olması.Bu durumda vücut var olan yağ depolarını kullanır.

2. Beslenme programının kalitesinin düşük olması sonucunda da zayıflık oluşabilmektedir. Bilgisizlik , yoksulluk ,yanlış inanışlar ,çocukların yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını kazanmamış olması , yanlış uygulanan zayıflama rejimleri ,ağır işte çalışanların bilgisizlik nedeni ile gerekli enerjiyi almaması gibi etkenler diyetin kalitesinin azalmasına neden olacaktır.

3. Sindirim sistemindeki bozukluklar ,dolaşım bozuklukları , parazitler ,enfeksiyon hastalıkları gibi etkenler sonucunda alınan besinler vücutta kullanılamayabilir ve sonuçta zayıflık oluşmaktadır.

4. Hormonal dengesizlikler, tiroid hormonlarının fazlalığı , bazal metabolizma hızın arttırır ve enerji harcaması artar.

ZAYIFLIĞIN ZARARLARI

Kötü görünüm: aşırı zayıflık durumlarında vücut görüntüsüde bozulmaktadır. giyimde uygun kıyafet bulmakta zor olmaktadır. Ciltte kırışıklık: Aşırı derecede zayıflık cildin kırışmasına ve daha çabuk yaşlanmasına neden olmaktadır. cildi canlı tutan E ve C vitaminleri yeterli miktarda alınmadığı zaman, cilt beslenemez, gerekli nemi besinlerden ya da sıvılardan alamadığı için cilt kırışık görünür. Çabuk yorulma: yetersiz beslenme sonucunda vücut bağışıklık sistemi kuvvetlenemez. Ayrıca alınan enerji harcanan enerjiden daha az olduğu için vücut direnci düşmekte ve yorgunluk hali oluşmaktadır. Baş dönmesi: Yeterli ve dengeli beslenilmediği kan dolaşım sistemi üzerinde oluşan istenmeyen faktörler sonucu baş dönmesi kaçınılmaz bir durumdur. Anemi: yeterli ve dengeli beslenmeme durumu sonucu ortaya çıkma riski yüksek olan bir tablodur. Diyare (ishal): Metabolizmanın hızlı çalışmasına bağlı olarak ishal görülmektedir. Nabız atışında bozukluk. Kalp- damar- hastalıkları riski: Eğer zayıf kişi sigara veya alkol kullanıyorsa, kalp-damar hastalıklarına yakalanma riski de paralelinde artmaktadır. Sinirlilik: zayıf insanlar çabuk kızan bir yapıya sahiptirler. Bunda yetersiz ve dengesiz beslenmenin etkisi vardır . Vücut gerekli vitaminleri ve mineralleri karşılamadığında sinir sisteminde bozukluklar ortaya çıkmaktadır. Bünyedeki vitamin dengesizliği kişinin sinir sistemini etkilemektedir. Ayrıca T3 ve T4 hormonları zayıf kişilerde fazla salgılandığı için sinirlilik, el titremesi, terleme, ishal, yorgunluk, adet düzensizliği görülmektedir. Bağışıklık sisteminin zayıflaması: Zayıf kişiler immün sistemi yani bağışıklık sistemi de zayıftır. Bu nedenle hastalıklara daha çabuk yakalanmaktadırlar. Dış etkenlere karşı dirençlerinin düşük olması yüzünden hastalıkları diğer hastalara oranla hastalığın seyri de uzun sürmektedir.

ZAYIFLIĞIN İLİŞKİLİ OLDUĞU HASTALIKLAR

1- Diabetus Mellitus: Diyabet insüline bağımlı ve bağımsız olarak ikiye ayrılır. İlk safhada hiperglisemi (osmatik diürez)e bağlı zayıflık görülür. Eğer hasta kontrol altına alınmadıysa insülin yüksek olsa da kandaki glikoz kullanılamaz. Bu yüzden yağları yıkarak enerji elde etmeye çalışır. Bu sebeple oluşan doku yıkımı zayıflığın başlangıcı olur. Yağların kullanımı sonucunda yağ metabolizması hızlandığı için kanda keton cisimcikleri artar. Keton cisimciklerinin ( aseton, beta hidroksi bütirik asit, aseto asetik asit ) artması ve idrarla dışarı atılmasıyla hastada zayıflık başlangıcı saptanmalıdır.

2- Ülser: Hasta protein, vitamin ve minerallerden, yeterli miktarda alamadığı için sindirim sistemi mukozasında atrofiler oluşur. Bu atrofilerin mide mukozasındaki oluşumuna ülser adı verilir.

3- Troidin Fazla Çalışması: Troid hormonunun aşırı çalışması sonucunda BMH (bazal metabolizma hızı) artar ve hastada zayıflama görülür.

4- İmmün Sistem Yetersizliği: Beslenmeye bağlı olarak bağışıklık sisteminin yetersiz çalışması yüzünden organizma enfeksiyonlara dirençsiz hale gelir. Çünkü yeteli antikor oluşturulamaz. Enfeksiyonlarsa zayıflık nedenlerindendir.

5- Kanser: Kanserli hastalarda iştahsızlığa ve doku yıkımına çokça rastlandığı için zayıflık oluşumu yüksektir. Ayrıca kullanılan ilaçların çoğu iştahsızlığı arttırıcı özellik gösterir. Bununla beraber gastrointestinal sistem, özefagus vb. kanserlerinde ise yetersiz beslenmeden dolayı aşırı zayıflık oluşur

ZAYIFLIĞIN DÜZELTİLMESİ

Öncelikle zayıflığın sebebinin bulunması gerekmektedir. Zayıflığın nedeni bulunduktan sonra düzeltilme aşamasına geçilir. Şayet zayıflığın sebebi besinlerin vücutta emilim problemlerinden ( parazitler) kaynaklanıyorsa diyet tedavisi cevap vermeyebilir. Bunun için mutlaka tıbbi tedavi gerekmektedir. Zayıf kişilerin diyeti şu şekilde olmalıdır ;

1. Zayıf kişilerinde diyeti mutlaka kişiye özgü olmalıdır.

2. Diyetin enerji değeri harcanan enerjiden daha fazla olmalıdır.

3. Diyetin protein kalitesi yüksek olmalıdır. Protein miktarı kişinin günlük gereksinimine uygun ayarlanmalıdır.

4. Diyet vitamin ve minerallerden zengin olmalıdır.

5. Hamur işleri, fazla yağ içeren besinler , fast food tarzı beslenerek sağlıklı kilo alınması söz konusu olamaz.

6. Diyetin protein ,karbonhidrat ve yağ dengesi ayarlanmalıdır ve yine tek tip besinden oluşan diyet programları uygulanmamalıdır.

Şekerli limonata , taze sıkılmış meyve suları , tahin pekmez karışımları , sütlü tatlılar gibi hacmi az fakat enerjisi yoğun besinler iştahsız kişilerde enerji alımını arttırmak için kullanılabilir. Zayıflama programlarında yapılan yemeğin görüntüsü de önem taşımaktadır. Zaten iştahsız olan kişiler kötü görünen bir yemeği yemek istemeyecektir. Yemek sırasında fazla su içilmesi kusmaya sebep olabilir , bu nedenle iştahsız ve kusmaya meyilli kişilerin yemekleri çok sulu olmamalıdır. Yağlı besinler midede tokluk hissi yaratacağından dolayı zayıf kişiler ağır kızartmalar ,aşırı yağlı besinler tüketmemelidir. Haşlama , fırınlama yada ızgara pişirme yöntemleri daha uygundur.  

Kaynak : istanbulgüzellik.com

ŞİŞMANLIK NEDİR?

Şişmanlık vücut ağırlığının ideal kilonun üzerine çıkması durumudur. Şişmanlıkta yağ dokusu diğer dokulara ( su ve kas yoğunlukları) göre artmıştır. ŞİŞMANLIĞIN SAPTANMASI: Şişmanlık , boy ve ağırlık ölçülerinin ilgili standartlarla (beden kitle indeksi , olması gereken ağırlık) karşılaştırılması , deri kıvrım kalınlıklarının ölçülmesi , klinik gözlemler gibi yöntemlerle saptanabilir. Beden kitle indeksi : Her bireyin beden yapısı aynı değildir. Boyun kiloya oranı beden kitle indeksini vermektedir. Beden kitle indeksinizi hesaplamak için kilonuzu boyunuzun karesine bölmek yeterlidir. Çıkan değer 18 in altı ise hastalıklı zayıf , 18-19.9 arası zayıf , 20-25 arası normal , 25-29.9 arası şişman , 30 -35 arası ağır şişman ,35 üstüde obez olarak değerlendirilir. Örneğin; boyu 1.62 olan bir bayan 52 kilo ise beden kitle indeksi : 52/1.62X1.62=19.81 yani zayıf grubundadır fakat normal sınıra yaklaşmıştır. Triseps deri kıvrım kalınlığı bayanlarda 30 mm, erkeklerde 23 mm üstü olması şişmanlığın göstergesidir. Bedendeki yağ oranının toplandığı yerde çok önemlidir. Eğer yağ bedenin alt bölgesinde toplanmışa jinoid (armut tip) ,yağ bedenin üst bölgesinde toplanmış ise android (elma) şişmanlık olarak sınıflandırılır. Bunu belirlemek için de bel kalça oranı ölçüt olarak kullanılabilmektedir. Bel / kalça oranı erkeklerde 1.0 , bayanlarda 0.85 üstü olursa eğer şişman olarak değerlendirilmektedir. ŞİŞMANLIĞIN NEDENLERİ? Şişmanlık uzun süren enerji dengesizliği sonucu ortaya çıkan bir tablodur. Genelde alınan enerji yakılan enerjiden fazla olduğu durumlarda gözlemlenir. Bunun belli başlı sebepleri vardır. Bunları açıklamak gerekirse ;

1. Demogrofik faktörler : ırk , cinsiyet ,yaş faktörleri

2. Aşırı yeme davranışı : genelde fast food tarzı beslenme , aşırı yağlı yiyeceklerin çok sık tüketilmesi , gece yemeği yenmesi ,aşırı şekerli besinlerin sık tüketimi ,karbonhidrat ağırlıklı beslenme , hamur işlerinin fazla tüketim ..vs

3. Düşük sosyo-ekonomik durumdan yüksek sosyo-ekonomik duruma geçiş

4. Köyden kente göç.

5. Biyolojik faktörler : doğum sayısı ve sıklığı , genetik yatkınlık. Genelde yağ hücre sayısı , büyüklüğü ,ve depo edildiği yerler kalıtımsal özelliktedir.

6. Fazla alkol ve sigara tüketimi

7. Fiziksel aktivite azlığı :Genellikle sedanter yaşayan (hareketsiz kişiler) hareketli olanlar kadar yemektedirler. Bu durumda enerji dengesi de paralel olarak bozulmaktadır. Alınan enerji harcanılan enerjiden kat be kat fazla olacağı için kişiye kilo olarak geri dönmektedir.Ağır işte çalışanlar arasında şişmanlık daha az olmasına karşın memur kesimi gibi oturarak çalışan kimselerde şişmanlık daha yaygın görülmektedir. Bunun sebebi de fiziksel aktivite azlığı ile ilişkilidir.

8. Psikolojik bozukluklar :Bazı kimseler üzüntülü , sıkıntılı , depresyon durumlarında kendilerini yemek yemeye vererek mutlu hissetmektedir. Tabiki bunun tersi durumlarda olmaktadır.

9. Bazal metabolizma hızı : bu terim vücudun günlük yaktığı enerjiyi temsil etmektedir. Bazı kimselerde bazal metabolizma hızı cok yavaş olmasına karşın bazı kişilerde de bir hayli yüksektir. Bazalı yavaş olanlarda alınan enerjinin fazla olması şişmanlığın sebebi olarak sayılabilir.

10. Metabolik ve Hormonal Bozukluklar : Özellikle zayıflama diyetlerine dirençli olan kişilerde ki şişmanlık hormonal ve metabolik nedenlere dayanmaktadır.Bazı hormonlar bazal metabolizma hızını etkilemektedir. Hormonal nedenle bazal metabolizma hızının yavaş oluşu , enerji harcamasını azaltarak alınan besinlerin bir kısmının yağ olarak depolanmasına sebep olmaktadır.

11. Şişmanlığın diğer bir nedeni de bireysel olmayan şok diyetlerin fazla sayıda yapılmasıdır. Hızlı yitirilen ağırlık normal beslenmeye geçince aynı hızla geri alınır. Yeniden diyete başlanıldığı zaman zayıflama da bu nedenle daha yavaş olmaktadır. Oluşan bu dönü sonucunda da şişmanlık oluşmaktadır.

Bugün şişmanlık bir hastalık olarak değerlendirilmelidir. Şişmanlık bireyin sağlığını çeşitli yönlerde etkilemektedir. Bu etkileri sıralarsak ;

1. Birey kendisini aynaya baktığında çirkin hissedecek ve ruh hali bozulacak ,kendisine olan güveni sarsılacaktır.

2. Orta yaşlı ve yaşlılarda şişmanlık sonucu eklem hastalıkları görülebilmektedir.

3. Kalp ,damar hastalıkları oluşma riski artmaktadır.

4. Böbrek ,pankreas ,karaciğer fonksiyon bozuklukları oluşabilmektedir.

5. Kas hareketlerinin verimi azalmaktadır.

6. Kronik hastalıkların oluşum riski arttırarak yaşam kalitesini düşürmektedir.

7. Şişmanlarda genelde kan kolesterol düzeyi yüksek olmaktadır.

8. Hipertansiyonlu oranı şişman kişilerde daha yüksektir.

ŞİŞMANLIĞIN ÖNLENMESİ Şişmanlıkta mutlaka zamanında müdahale yapılması gereken bir hastalıktır. Kişilerin besinlerden alınan enerji ile enerji harcaması konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Uygulanan zayıflama diyeti ;

1. Mutlaka kişinin değerlerine uygun hazırlanmalıdır. Unutmayınız ki diyet tamamen kişiye özgü beslenme programıdır.

2. Zayıflama diyetlerinde alınan enerji kişinin harcadığı enerjiden az olmalıdır.

3. Mutlaka diyet hazırlanmadan önce kişinin beslenme hikayesi alınmalıdır, ve kişinin beslenme alışkanlığına göre doyurucu aç bırakmayacak bir program hazırlanmalıdır.

4. Fiziksel aktiviteyi arttırabilme olanağı olacak kişilere egzersiz önerilmelidir.

5. Diyetin protein , karbonhidrat ve yağ dengesi beslenme ilkelerine uygun olarak hazırlanmalıdır. Tek tip besinle hazırlanan beslenme programları uygulanmamalıdır.

6. Kişiye su içme alışkanlığı kazandırılması gerekmektedir.

7. Diyet programı haftada yarım yada 1 kg lık yağ dokusu kayıpları hedeflenerek hazırlanmalıdır. Aşırı enerji kısıtlanması yapılmamalıdır.

8. Zayıflama programında kişinin boyuna göre olması gereken ideal kilo belirlenmelidir.

9. Zayıflama diyetinde enerjisi hesaplanmayan besinler yenmemelidir. Eğer farklı bir besin tüketildiği takdirde ( misafirlikte yenilen pasta gibi) mutlaka onun karşılı olan besin diyetten çıkarılmalıdır.

10. posalı besinler hem kan şekerini düzenler hemde acıkmayı geciktirir. Bu nedenle zayıflama diyetlerinde beyaz ekmek yerine kepekli ekmek ,pirinç yerine bulgur ve kurubaklagiller tercih edilmelidir.

11. suyun birebir zayıflamaya etkisi olmasa da yemeklerden önce içilecek su şişkinlik yapacağı için önerilebilir.

12. Zayıflama diyetleri mutlaka yağ deposu kaybını hedeflemelidir. Kas ve su kaybı en azda tutulmalı hatta bu değerler az ise arttırılmalıdır. Yani zayıflamada su kaybı kilo kaybı olarak görülmemelidir. Kilo kaybı = yağ kaybı olmalıdır. Normal ağırlığa ulaşıldığı zaman mutlaka var olan kiloyu koruyacak koruma programı da uygulanmalıdır. Unutmayınız ki zayıflamak için beslenme alışkanlığınızın değişmesi gerekmektedir. Eğer program bitiminde eski alışkanlıklarınıza dönecek olursanız bu size yine kilo olarak geri gelecektir. Her şeyin fazlası zarardır ve her besini de tadında yemek gerekir.

Herkese formunda günler dilerim…

Kaynak : istanbulgüzellik.com




Çeşitli Gıdaların 200 Kalori Cetveli

200 Calories of Celery
Celery
1425 grams = 200 Calories
200 Calories of Mini Peppers
Mini Peppers
740 grams = 200 Calories
200 Calories of Broccoli
Broccoli
588 grams = 200 Calories
200 Calories of Baby Carrots
Baby Carrots
570 grams = 200 Calories
200 Calories of Honeydew Melon
Honeydew Melon
553 grams = 200 Calories
200 Calories of Coca Cola
Coca Cola
496 ml = 200 Calories
200 Calories of Red Onions
Red Onions
475 grams = 200 Calories
200 Calories of Apples
Apples
385 grams = 200 Calories
200 Calories of Canned Green Peas
Canned Green Peas
357 grams = 200 Calories
200 Calories of Whole Milk
Whole Milk
333 ml = 200 Calories
200 Calories of Kiwi Fruit
Kiwi Fruit
328 grams = 200 Calories
200 Calories of Canned Sweet Corn
Canned Sweet Corn
308 grams = 200 Calories
200 Calories of Grapes
Grapes
290 grams = 200 Calories
200 Calories of Ketchup
Ketchup
226 grams = 200 Calories
200 Calories of Sliced Smoked Turkey
Sliced Smoked Turkey
204 grams = 200 Calories
200 Calories of Balsamic Vinegar
Balsamic Vinegar
200 ml = 200 Calories
200 Calories of Lowfat Strawberry Yogurt
Lowfat Strawberry Yogurt
196 grams = 200 Calories
200 Calories of Canned Chili con Carne
Canned Chili con Carne
189 grams = 200 Calories
200 Calories of Canned Black Beans
Canned Black Beans
186 grams = 200 Calories
200 Calories of Canned Pork and Beans
Canned Pork and Beans
186 grams = 200 Calories
200 Calories of Eggs
Eggs
150 grams = 200 Calories
200 Calories of Cooked Pasta
Cooked Pasta
145 grams = 200 Calories
200 Calories of Avocado
Avocado
125 grams = 200 Calories
200 Calories of Canned Tuna Packed in Oil
Canned Tuna Packed in Oil
102 grams = 200 Calories
200 Calories of Fiber One Cereal
Fiber One Cereal
100 grams = 200 Calories
200 Calories of Flax Bread
Flax Bread
90 grams = 200 Calories
200 Calories of Dried Apricots
Dried Apricots
83 grams = 200 Calories
200 Calories of Jack in the Box Cheeseburger
Jack in the Box Cheeseburger
75 grams = 200 Calories
200 Calories of Jack in the Box French Fries
Jack in the Box French Fries
73 grams = 200 Calories
200 Calories of Jack in the Box Chicken Sandwich
Jack in the Box Chicken Sandwich
72 grams = 200 Calories
200 Calories of French Sandwich Roll
French Sandwich Roll
72 grams = 200 Calories
200 Calories of Blueberry Muffin
Blueberry Muffin
72 grams = 200 Calories
200 Calories of Sesame Seed Bagel
Sesame Seed Bagel
70 grams = 200 Calories
200 Calories of Tootsie Pops
Tootsie Pops
68 grams = 200 Calories
200 Calories of Hot Dogs
Hot Dogs
66 grams = 200 Calories
200 Calories of Wheat Dinner Rolls
Wheat Dinner Rolls
66 grams = 200 Calories
200 Calories of Corn Bran Cereal
Corn Bran Cereal
60 grams = 200 Calories
200 Calories of Bailey's Irish Cream
Bailey’s Irish Cream
60 ml = 200 Calories
200 Calories of Smarties Candy
Smarties Candy
57 grams = 200 Calories
200 Calories of Uncooked Pasta
Uncooked Pasta
56 grams = 200 Calories
200 Calories of Blackberry Pie
Blackberry Pie
56 grams = 200 Calories
200 Calories of Cranberry Vanilla Crunch Cereal
Cranberry Vanilla Crunch Cereal
55 grams = 200 Calories
200 Calories of Cornmeal
Cornmeal
55 grams = 200 Calories
200 Calories of Wheat Flour
Wheat Flour
55 grams = 200 Calories
200 Calories of Peanut Butter Power Bar
Peanut Butter Power Bar
54 grams = 200 Calories
200 Calories of Puffed Rice Cereal
Puffed Rice Cereal
54 grams = 200 Calories
200 Calories of Jelly Belly Jelly Beans
Jelly Belly Jelly Beans
54 grams = 200 Calories
200 Calories of Puffed Wheat Cereal
Puffed Wheat Cereal
53 grams = 200 Calories
200 Calories of Brown Sugar
Brown Sugar
53 grams = 200 Calories
200 Calories of Glazed Doughnut
Glazed Doughnut
52 grams = 200 Calories
200 Calories of Salted Pretzels
Salted Pretzels
52 grams = 200 Calories
200 Calories of Medium Cheddar Cheese
Medium Cheddar Cheese
51 grams = 200 Calories
200 Calories of Fruit Loops Cereal
Fruit Loops Cereal
51 grams = 200 Calories
200 Calories of Gummy Bears
Gummy Bears
51 grams = 200 Calories
200 Calories of Splenda Artifical Sweetener
Splenda Artifical Sweetener
50 grams = 200 Calories
200 Calories of Salted Saltines Crackers
Salted Saltines Crackers
50 grams = 200 Calories
200 Calories of Werther's Originals Candy
Werther’s Originals Candy
50 grams = 200 Calories
200 Calories (69% of one serving) of Snickers Chocolate Bar
Snickers Chocolate Bar
41 grams = 200 Calories
200 Calories of Doritos
Doritos
41 grams = 200 Calories
200 Calories of Marshmallow Treat
Marshmallow Treat
40 grams = 200 Calories
200 Calories of M&M Candy
M&M Candy
40 grams = 200 Calories
200 Calories of Peanut Butter Crackers
Peanut Butter Crackers
39 grams = 200 Calories
200 Calories of Cheetos
Cheetos
38 grams = 200 Calories
200 Calories of Potato Chips
Potato Chips
37 grams = 200 Calories
200 Calories of Hershey Kisses
Hershey Kisses
36 grams = 200 Calories
200 Calories of Sliced and Toasted Almonds
Sliced and Toasted Almonds
35 grams = 200 Calories
200 Calories of Fried Bacon
Fried Bacon
34 grams = 200 Calories
200 Calories of Peanut Butter
Peanut Butter
34 grams = 200 Calories
200 Calories of Salted Mixed Nuts
Salted Mixed Nuts
33 grams = 200 Calories
200 Calories of Butter
Butter
28 grams = 200 Calories
200 Calories of Canola Oil
Canola Oil
23 grams = 200 Calories
Source: www.wisegeek.com



Neden Kilo Alıyoruz ?

İhtiyacımızdan daha fazla yemek yediğimizde daha fazla kalori almış oluyor ve böylelikle vücut yağ kitlesi de artıyor, diye biliyoruz ama aslında önemli olan yediğimiz yiyeceğin miktarından çok içeriği ve vücudumuzda uğrayacağı kimyasal süreci.

Karbonhidrat ağırlıklı beslenme sindirim sisteminin daha yavaş çalışmasına ve hormon düzensizliğine neden olup kilo artışını etkilemektedir. Ayrıca karbonhidrat ağırlıklı beslenme kan şekerini hızlı yükseltip hızlı düşüreceğinden kan şekerindeki düzensizlik hem daha fazla yemeğe hem de tokluk hissinin azalmasına neden olacaktır. Basit karbonhidratlı yiyecekleri azaltıp (şeker ve şekerli yiyecekler), yağlı yiyeceklerden ve alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durup, bunların yerine sağlıklı besinleri tercih ettiğimizde vücut kimyasını koruyacak, hem kilo verecek hem de kilo ile tetiklenen hastalıklardan da korunacaktır.  

Kafein, Seker ve Alkol’e dikkat!
Kafein içeren içecekler adrenal bezleri uyararak kortizol hormonu salınımını artırmaktadır, buda kişiyi daha çok strese sokmakta. Ayrıca alkol tüketimi de ostrojen sentezini artırabilmekte. Buda kiside kilo almaya tetikleyen en onemli unsurlar.
Şeker ve şekerli yiyecekler size kilo aldırmakta ayrıca yaşlandırmakta, bağışıklık sisteminizi baskılamakta ve kanser hücrelerini tetiklemektedir. Kanser hücreleri şekeri çok sevmekteler.

Yetersiz Uyku..
Günde 7 saatten az uyuyan kişilerin daha fazla kilo alma riskine sahip oldukları araştırmalarca desteklenmektedir. Uyku esnasında salgılanan büyüme hormonu yağ yakımına da destek olmaktadır. 

Hareketsizlik
Tek başına elbette kilo almaya neden değil ama hem düzensiz besleniyor hem de hareketsiz bir yaşamınız varsa kilo almamanız için de bir neden yok. Hergün iş, okul, alışverişe giderken ayıracağınız bir 30 dakika hem kilo vermenize hem de sağlıklı yaşamanıza destek olacaktır.

Peki Nasıl Beslenelim?
Yağsız et, sebze ve yeteri ölçüde meyve, tam tahıllı ekmek ve unlu mamuller, uygun miktarda kuruyemiş, ağırlıklı olarak zeytinyağlı beslenme, düzenli su tüketimi ve herşeyi mevsiminde tüketmeye özen göstermeliyiz.

  • 5 porsiyon sebze
  • 3 porsiyon meyve
  • 3 porsiyon süt-yoğurt
  • 3 porsiyon et,tavuk,balık,yumurta,kurubaklagil
  • 5-6 porsiyon tam tahıllı unlu mamuller
  • 2-2,5 lt su…. günlük olarak tüketmemiz gereken besinler.

 

Sağlıklı Beslenin, Sağlıklı Yaşayın..

Dyt.Özlem Sert Aydın

Kaynak : ozlemsert.com

Menopozda Nasıl Zayıf Kalınır ?

Menopoz döneminde kadınların en büyük problemi hızla alınan kilolar. Bu kiloların önüne geçmek ise biraz dikkatle mümkün.

Bu dönemde neden kilo alınır?  

“Menopoz döneminde hormon düzeylerindeki değişim metabolizma hızını etkiler ve vücut daha az enerji kullanır. 

Bunun yanı sıra kullanılan bazı ilaçlarda metabolizmayı yavaşlatarak daha da iştah artışına neden olabilmektedir. Bazı kadınlar menopoz öncesinde kilo problemi yaşamasalar bile menopozda birkaç kilo artışının gözlenmesi muhtemeldir.

Menopoz yaşı genellikle kadınlarda emeklilik yaşına da denk geldiği için evde oturmak, daha az hareket yapmak da kilo artışını tetikleyen faktör. Bu dönem kilo verme hızını neredeyse yarı yarıya düşürür. 

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki menopoz dönemindeki kadınlarda tat duyusundaki azalmayla daha çok tatlı yeme eğilimi de görülmektedir.” 

Neler yapılmalı?

“Düzenli bir beslenme programı uygulanmalı, sık sık ve az az beslenmeli, yemeklerdeki yağ oranı azaltılmalı.

Posadan zengin sebze ve meyvelere ağırlık verilmeli, beyaz ekmek yerine kepekli veya çavdar ekmek tercih edilmeli, su tüketimine dikkat edilmeli ve günde en az yarım saat yürüyüş yapılmalıdır.”

Menepoz döneminde sıklıkla rastlanan sağlık problemleri nelerdir?

“Menopozda östrojen düzeyinin azalması ile kalp hastalığı riski yüzde 60 oranında artar ve yüksek kan basıncı görülür. Hızlı kilo artışından dolayı kan bulgularında özellikle şeker seviyesinde düzensizlikler görülebilir. 

Yine hormonal değişimin etkisiyle metabolizmayı etkileyen tiroid hormonunun salgılanmasında problemler yaşanabilir. Bu nedenle bu dönemi sağlıklı ve rahat geçirebilmek için düzenli aralıklarla kan tahlillerinin yapılmasını önerilir. 

Menopozda östrojen düzeyinde azalmayla kemiklerinden kalsiyum kaybı hızlanır. Bu nedenle kalsiyum gereksinmesinde artış gözlenir. Menopoz öncesi günlük 1000 mg kalsiyum gereksinimi bu dönemde 1500 mg’a kadar çıkar.” 

Menopoz döneminde hangi yiyecekler dikkatli tüketilmeli?
“Günde 500 ml yağsız süt veya iki kase yağsız yoğurt tüketilmelidir.Kahve, alkol ve aşırı baharatlı yiyeceklerin sıcak basmasını artırmasından dolayı sakınılmalıdır. Onların yerine açık çay veya bitki çaylarından özellikle ısırgan, adaçayı, ıhlamur, biberiyeden destek alınmalıdır. 

Günde 2 lt su içilmelidir. Kafeinin kalsiyumu bağlamasından dolayı kafeinli içeceklerden uzak durulmalıdır. 

Tuz tüketimi azaltılmalı, yemekleri tatlandırmak için baharat veya sodyumu azaltılmış tuz kullanılmalıdır. Tuz hem vücutta ödem yapar hem de idrarla kalsiyum atımını hızlandırır. 

Sebze ve meyveler lifli yiyecekler olduğu için tüketimi artırılmalıdır. Günde üç porsiyon meyve ve altı-sekiz porsiyon sebze tüketilmelidir.

Yağlı balıklar, fındık, badem, ceviz omega-3 yağ asidinden zengin olduğundan beyin ve genel vücut sağlığı için faydalıdır.

Tam tahıllı ürünler ve kurutulmuş meyveler, kuru üzüm, kuru erik de B vitaminlerinden zengindir. Bu dönemde görülen uyku bozuklukları, huzursuzluk, endişe, korku, halsizlik ve sinirlilik gibi belirtiler B vitaminininde eksikliğinin göstergesidir. 

Kuru üzümde bulunan elaidik asit sayesinde de kemik erimesi engellenip, östrojen seviyesi dengede tutulmaktadır.

Meyvelerin çoğu potasyumdan zengin olduğu için vücut su dengesinin sağlanmasına yardımcı olur, beyne oksijen iletiminde, kalp ve diğer kaslarımızın da sağlıklı yapısının korunmasında etkisi bulunur.

Yeşil yapraklı sebzeler, soya filizi, soya fasulyesi, nohut ve nar, vitaminle minerallerden zengin olduğu için beslenmede yer almalıdır. Bunlar östrojenin vücuttaki etkilerini dengeler ve menopozun yarattığı etkilere karşı korur.

Az yağlı süt ve süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, beyaz lahana, kurubaklagiller, fındık, susam, badem kalsiyumdan zengin besinlerdir. ” 

Dyt. Özlem Sert Aydın

Kaynak : ozlemsert.com

Kilo Kaybını Hızlandırmak İçin Neler Yapmalıyız?

Metabolizma, vücudun temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gerekli olan ve bir günde hiçbirşey yapmadan harcadığı enerjidir. Metabolizmamızın çalışabilmesi için enerjiye, enerji için de yiyeceklere ihtiyacımız var. Eğer kilo kaybını hızlandırmak istiyorsak metabolizma hızımızın daha aşağısında beslenmeliyiz. Ama metabolizma hızımız düşükse hızlandırmak içinde birkaç noktaya dikkat etmekte fayda var.

Kalsiyum ve D vitamini içerikli yiyecekler tüketin
Gün içerisinde en az 2 öğününüzde kalsiyum ve D vitamini içeren yiyecekler tüketin. Bu 2 besin öğesinin birlikte bulunduğu besin grubu da süt ve türevleri. Kas ve kemik gelişiminin yanı sıra kilo vermeye de yardımcı oluyorlar. Yapılan araştırmalar her gün 3 porsiyon süt  ve süt ürünleri tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre daha az kilo aldıkları, daha çabuk kilo verdiklerini gösteriyor. D vitaminin ise kiloyu korumada etkisi olduğu belirtiliyor.

Bol posa alın
Günde en az 20 gram posa almaya çalışın. Posalı yiyecekler tokluk hissini artırırken kilo vermeye de destek oluyorlar. Örneğin 1 orta boy elma yiyerek 3.3gr, 12 adet  kiraz yiyerek 1.5gr, 1 orta boy armutla 5.1gr, 100gr. ıspanakla 2.2gr, 100gr. nohutla 6.2 gr posa almış oluyoruz

Faydalı yağlardan destek alın
Fındık, avakado, balık, ceviz, ayçiçek yağı, mısırözü yağı, keten tohumu omega-3 ve omega-6 dan zengin besinlerdir. Günde toplamda 4 porsiyon kadar tüketilmesi sağlıklı bir beslenme örüntüsü için gereklidir. Yağlı besinlerin tokluk hissini artırdığı artık bilinen bir gerçek. Yapılan araştırmalar hergün omega-3 den zengin besinler tüketen kişilerin tüketmeyenlere göre açlık hislerinin daha az olduğu ve kilo vermeyi hızlandırdığı yönünde.

Hergün en az 2lt. su tüketin 
Su tüketimi kilo kaybını üç şekilde sağlamaktadır. Birincisi su yediğimiz yiyeceklerin sindirilmesi için gereklidir, sağlık problemi olmayan ve  2lt.den az su tüketenlerin kilo kaybı daha az olmaktadır. İkincisi ise su eklem hareketlerini kolaylaştırdığı için kilo vermeyi hızlandırır. Üçüncüsü ise fazla ödemin atılmasını sağladığından total kiloyu etkileyecektir.

 

Düzenli yeşil çay için
En çok yeşil çayda bulunan kateşin adı verilen antioksidan maddenin kilo kaybını hızlandırdığı ve özellikle bayanların en büyük problemi olan karın bölgesindeki yağlanmayı azalttığı araştırmalarca desteklenmekte. Ayrıca yeşil çayın metabolizmayı da hızlandırdığı bilinen bir gerçek.  Günde 2-3 fincan yeşil çay tüketmeyi unutmayın. Eğer tansiyon veya mide sorununuz yoksa içerisine ekleyeceğiniz limon suyu da kateşinin etkisini artıracak, böylelikle kilo kaybını da hızlandıracaktır.

Yemeğe önce salata ile başlayın
Çok az yağ ilave edilmiş salata ile öğüne başlamak tokluk hissinizi artıracağından diğer yemekleri daha az yemenize neden olacaktır. Böylelikle ekstra kalori alımını da azaltacaktır.

Yemeklerinizi baharatlandırın
Acı baharatların metabolizmayı hızlandırması kilo kaybınızı etkileyecektir. Her gün bir tatlı kaşığı kadar tüketilen kırmızı biber metabolizmayı %23 artırmaktadır.

 

 

Dyt. Özlem Sert Aydın
Kaynak : ozlemsert.com

Yaza formda girmek ve kilomuzu korumak için Gİ diyeti

 

Zayıflama programı uygularken nasıl bir diyet uyguladığımız önemli. Hem etkili hem de kalıcı bir sonuç için besinlerin biyokimyasal etkilerini iyi bilmek gerekiyor.

Halen uygulanmakta olan tek tip besine dayalı programlar kilo kaybından ziyade ciddi sağlık problemleri de yaratabilmekte.

Yaza formda girmek adına sağlığınızdan da olmayın. Kilo verirken biyokimyasal bulgularınızın düzenli olması kilo kaybınızı etkileyen en önemli etken. Zayıflama diyetine başlamadan önce sağlık kontrolünden de geçmeliyiz.

Günümüzde birçok diyet programı var ve illaki kilo veriyoruz ama malesef verilen kiloların %90’ı geri alınabilmekte. Bu nedenle kalıcı bir sonuç için G.I. (GLİSEMİK iNDEKS) Diyeti en etkili çözüm. Hem kendinizi daha tok ve sağlıklı hissediyorsunuz hemde bütün sevdiğiniz yiyeceklerden mahrum kalmadan zayıflıyorsunuz. Yani yiyerek zayıflıyorusunuz ama burada önemli olan yediğiniz yiyeceğin yanındaki besinler de önemli.

G.İ.(Glisemik indeks) bir besinin kan şekerinizi yükselteme etkisidir, yüksek Gİ besinleri hızla kana karıştığı için hem tokluk hissiniz oluşmayacak böylelikle daha fazla yeme ihtiyacı hissedeceksiniz hem de yediğiniz yiyeceklerin yağa dönüşümünü de hızlandıracaksınız.  Yani Gİ diyetinin temeli kan şekerinizi hızlı yükseltmeyen yiyeceklere göre ayarlanmakta, bunlar neler; sebze,meyve, kuruyemişler, kurubaklagiller, tam tahilli ürünler, az yağlı süt ve ürünleri ve et,balık.. hem besleyici hemde sağlıklı seçenekler ama bu demek değil ki asla tatlı ve hamur işi yiyemeyeğiz, hayır bu besinleri de uygun bir örüntüde tüketebiliriz.

Yüksek Gİ besinleri ise;  sofra şekeri, beyaz ekmek, beyaz unlu tatlı, kek, pasta, kurabiye, pirinç, nişastalı besinler olarak sayabiliriz. Mesela yaptığımız bir yemeğe beyaz un ve şeker girdiğinde  Gİ değeri de yükselmekte.

Bu diyetin en önemli kuralı da asla aç kalmamalısınız, uzun süre aç kalmak  kan şekerinizin düşmesine sonrasında daha fazla yemek yemeğe ve yediğiniz yiyeceklerin de yağa dönüşmesi demek. Burada kendinizi diyabet hastası gibi hissedip sık sık mümkünse 2 saatte bir besleneceğiz. 
Nereden başlayalım;

1.Sağlıklı beslenme programı oluşturun;
Bütün besinlerden ihtiyacınız ölçüsünde beslenin, bu nedenle neyi ne kadar ve ne sıklıkla yediğinizin farkında olun.  Bütün besinlerin farkli Gİ değerleri vardır, yaklaşık değerlerini öğrenin. Örneğin; toz şeker 65, bal 58, elma 38, muz 62, kuru üzüm 64, beyaz ekmek 70, çavdar ekmeği 41, pirinç 87, bulgur 48 Gİ değerine sahiptir, 55 ve alti olan besinleri tercih edin.
Mümkün olduğu kadar hergün aynı zamanlarda yemek yiyin.
Sağlıklı atıştırmalık yiyecekleri yanınızda bulundurun ki açlık hissiniz oluşmasın.
Et ve süt ürünleri besleyici olmalarının yanında doymuş yağ oranları da yüksektir, et ürünlerini ızgara, fırın, haşlama, süt ürünlerini ise light tüketmeye çalışın.
Her öğünde Gİ değeri düşük olan salata veya sebzelerden tüketelim.

2.Kahvaltıyı atlamayın;
Evde veya dışarıda kahvaltı ile güne başlayın. Kahvaltı yapan kişilerin gün boyu daha enerjik oldukları ve kan şekerlerinin daha düzenli salgılandığı artık bilinen bir gerçek. Kahvaltı yapmak forma girmek için diyetinizin altın kuralı, yapmadığınızda kilo vermeyi de zorlaştırıyorsunuz.

3.Öğle ve akşam neler yiyelim;
Gün ortasında proteinden zengin bir yiyecek tüketmek hem tokluk hissinizin artmasına hemde yağ yakımınızı hızlandırmaya yardımcı olacaktır. Tabi yanında ne yediğiniz de önemli, mevsim salatası en uygun seçenek olacaktır.
Akşam yemekleri aile ile birlikte geçirilen en önemli zaman dilimi ama malesef en fazla kalori alınan da öğün olmakta. Bu öğünü mümkün olduğu kadar hep aynı saatlerde ve belli bir surede tüketmeliyiz. Kırmızı et yerine balık, tavuk, kurubaklagiller yanında salata veya sebze yemeği ile birlikte pilav makarna yerine kepekli, tahıllı ekmekler daha sağlıklı bir seçenek olacaktır.

4.Yemek yaparken 5 kurala dikkat edin;
*Kullandığınız yağ,tuz ve şeker miktarını azaltın.
*Yemeklere, çorbalara krema kullanmayın veya kullanacaksanız yağ ilave etmeyin.
*Sebze yemeklerini etsiz veya et ilave ediyorsanız et miktarını azaltın veya soya eti kullanın.
*Süt yoğurt grubunu light tercih edin böylelikle daha az yağ almış olursunuz.
*Sağlıklı pişirme teknikleri uygulayın, kızartma asla tüketmeyin.

5.Arada bir kendinizi şımartın;
Tatlı, makarna, pilav, pizza veya mantı vazgeçemeyeğimiz ama miktarını ve sıklığını uygun tüketirsek çokda sakınca yaratmayacak yiyecekler. Ama bilinmeli ki her bir porsiyonu size “ekstra” olarak geri dönecek. Bu nedenle hamur işlerini kendinize ödül olarak ve bir öğününüzün yerine haftada 1 maksimum 2 kez verebilirsiniz. Yapmanız gereken beraberinde ve sonrasında süt, yoğurt veya ayran grubundan destek almak ki kan şekeriniz çok hızlı yükselmesin. Eğer canınız tatlı çekiyorsa küçük bir porsiyon alın hatta mümkünse sütlü veya light tatlıları tercih edin. Eğer makarna, pilav, pizza ise kepekli olanları da gayet lezzetli olabilmekte, yok beyaz unlu olanları tercih ediyorsanız yanında bol salata ile tüketin Gİ değeri çok yükselmesin.

6.Meyveler masum seçenekler değillerdir. Eğer miktarını artırırsanız bilinki vücutta baklava ile aynı etkiyi yapacak, Gİ değerleri yükselecektir. Meyveleri yemekten sonra değil ara öğünlerde ve 1 porsiyon tüketin.

7.Yaz sıcaklarında serinlemek için asitli içecekler veya meyve suyu yerine maden suyu, ayran, şekersiz veya az şekerli,tatlandırıcılı limonata, buzlu çay tercih edebilirsiniz.

8.Kilo kaybınız oldukça yeni bir beslenme programına da ihtiyacınız olabilir, diyetisyeninizle görüşüp yeni bir program düzenleyin. Sürekli aynı programı uygulamanız da kilo kaybınızı yavaşlatacaktır

 

Dyt. Özlem Sert Aydın
Kaynak : ozlemsert.com
Kategoriler
Yandex.Metrica